Sistem yönetimi

Mart 1, 2007

70-296 Notları (11.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 2:04 pm

Ağ ortamında birbirleriyle iletişim kuran sunucu sistemleri ve uygulamaların aralarındaki veri değiş tokuşu güvenli metotlarla yapılmıyorsa yabancı kişiler tarafından dinlenebilir ve gizli bilgiler fark edilmeden ele geçirilebilir. Aşağıdaki örnekte FTP uygulamasına şifresini giren kullanıcının şifresinin Network Monitor yazılımı ile yakalanması buna gösterilebilecek en basit örneklerdendir:

IPsec

IPsec protokolü veriyi gönderilmeden önce sayısal olarak imzalamak ve şifrelemek esasına dayanır. IPsec protokolü IP datagramlarını şifreler ve iletişimin herhangi bir noktasında paketlerin incelenerek çözülmesi olasılığını ortadan kaldırır. IPsec OSI modeline göre Network katmanında çalışır ve uçtan uca şifreleme –paketin çıkış noktasında şifrelenmesi ve varış noktasına kadar şifresinin çözülmemesi prensibi- yapar. Ağ ortamında trafiği yönlendiren routerlar için şifrelenmiş içerik payload olarak algılandığından routerlar bu paketlerin şifresini çözmeye gerek duymadan olduğu gibi iletirler.

SSL gibi diğer şifreleme protokolleri OSI modeline göre Application katmanında çalıştıklarından uygulamaların seçtikleri trafik türlerini şifrelerler (web trafiği gibi).

IPsec protokolünün sağladığı birden fazla güvenlik özelliği vardır :

Anahtar Üretimi (Key Generation) : Ağ üzerinden şifrelenmiş paketler gönderip alan iki bilgisayarın gelen paketleri çözmeleri için ortak paylaşılan bir anahtara ihtiyaçları vardır. Ancak bu anahtarın ağ üzerinden gönderilmesi ele geçirilmesi ihtimalini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, ağ üzerinden IPsec ile haberleşecek bilgisayarlar Diffie-Helmann algoritması denilen, her bilgisayarda uygulanıp aynı sonucu elde eden hesaplama teknikleri sayesinde anahtarlarını paylaşmadan aralarında veri değiş tokuşu yapabilirler.

Şifrelenmiş Dip toplam (Cryptographic checksum) : Ağ üzerinden gönderilen trafiği şifrelemeye ek olarak, IPsec her pakette HMAC (Hash message authentication code) denen dip toplam hesaplamaya yarayan anahtarı da gönderir. Böylece paket yolda birileri tarafından değiştirilse bile alıcı paketi değiştirilmiş olduğunu anlayabilir. IPsec Message Digest 5 (MD5) ve Secure hash algoritm (SHA-1) fonksiyonlarını kullanabilir. SHA-1 160 bittir ve MD5 (128 bit) e göre daha güvenlidir.

Mutual Authentication : Windows 2003 IPsec, Kerberos, sayısal sertifikalar veya önceden paylaşılan anahtar uygulamaları ile aralarında IPsec kullanacak bilgisayarların birbirlerini tanımlamalarına imkan sağlar. Dolayısıyla her iki tarafın da sayısal imzasının karmaşıklıklığı ve diptoplamı yanlış veya hatalı bilgisayarın tanınmasını engeller.

Paket tekrarlamanın engellenmesi (Replay prevention) : IPsec her pakete bir numara atadığından paketlerin tekrarlanması veya dışarıdan üretilerek araya karıştırılarak gönderilmesi mümkün değildir.

IPsec Protokolleri

IPsec standartını aşağıdaki iki farklı protokol sağlar. IP Authentication Header -AH- ve IP Encapsulating Security Payload –ESP- :

IP Kimlik Doğrulama Başlığı (IP Authentication Header -AH-)

IP authentication header protokolü IP paketleri içindeki veriyi şifrelemez, ancak kimlik doğrulama, paket tekrarının engellenmesi ve bütünlük fonksiyonlarını sağlar. AH kendi başına veya ESP ile kullanılabilir. AH, kendi başına yetkisiz kullanıcıların paket içeriğini okumalarını engelleyemez ancak AH kullanmak paketlerin yolda değiştirilmemesini ve paketin gerçekten de kaynak IP’ye sahip sistemden çıktığını garantiler.

İletişimde AH kullanan bir sistem IP paketinin içine AH başlığını yerleştirir.

AH başlığının içinde aşağıdaki bilgiler yer alır.

Next header : IANA (Internet Assigned Numbers Authority) tarafından belirlenen spesifik protokol kodunu içerir. IPsec AH protokolünü tek başına kullanıyorsa bu alan, datagram payloadu oluşturan protokol tarafından üretilen kodla doldurulur. Genelde TCP, UDP veya ICMP dir.

Standart IP paket başlığında aslında bir Protokol kodu alanı vardır. Normalde bu alana TCP için 6, UDP için 17 ve ICMP için 1 yazılır. Ancak AH kullanan bir pakette bu alanın kodu 51dir. Çünkü AH başlığı hemen IP başlığının ardına yazılır. AH başlığının içinde bulunan Next Header alanında TCP, UDP veya ICMP’ye ait kod bulunur.

Payload Length : AH başlığının uzunluğunu belirler.

Reserved : Kullanılmamaktadır.

Security Parameters Index : Paketin hedef IP adresi ve güvenlik protokolünün (AH) kombinasyonundan oluşan bir değer içerir (SA – Security Association). Paketin gönderileceği bilgisayara iletişimin güvenliği için kullanılacak tüm ayarları içeren bilgileri gönderir.

Sequence Number : Aynı SA’ya sahip her paket gönderildikçe 1er sayı artan sıra numarasıdır. Bu sayede paketlerin yeniden tekrarlanmasını engeller (anti replay)

Authentication Data : Gönderici bilgisayarın hesapladığı bir ICV (Integrity check value) değeridir ve paketin değiştirilmeden alıcıya iletildiğini doğrular. Alıcı bilgisayar da kendi hesaplaması sonucunda aynı ICV değerini buluyorsa paket değişmemiştir.

IPsec Transport mode veya Tunnel Mode denilen iki farklı modda çalışabilir.

Transport modda çalışırken IPsec protokolü, iletişim kuran her iki bilgisayarın da IPsec paketlerini algılayabilmesini ve şifreleme / deşifreleme işlemlerini yapabilmesini bekler. Ancak routerlar ve diğer ara cihazların IPsec algılama yeteneğine sahip olması gerekli değildir.

Tunnel Mode ise genelde VPN gibi Internet tabanlı iletişim yöntemlerinde sıkça kullanılan bir yoldur. Tunnel Modunda alıcı ve gönderici bilgisayarlar yerine her iki uçtaki routerlar IPsec kullanırlar. Tunnel modunda routerlar paketleri Transport moddakinin yerine tamamını başka bir IPsec paketi ile enkapsüle ederek gönderirler.

Windows 2003 IPsec uygulaması aşağıdaki bileşenlerden oluşur :

IPsec Policy Agent : Her Windows 2003 bilgisayarında bulunan, AD veya kayıt defterinden (registry) IP ayarlarını okuyan servistir. IPSEC Services

Internet Key Exchange (IKE) : IKE, IPsec bilgisayarlarının Diffie-Hellman anahtarları üretmek ve Security Association (SA) oluşturmak için kullandıkları protokoldür. IKE iletişimi iki fazda gerçekleşir. Birinci fazda hangi kimlik doğrulama, hashing ve şifreleme algoritmalarının kullanılacağına dair pazarlık yapılır. İkinci faz her bilgisayarda ayrı ayrı uygulanır. Bu fazda da hangi IPsec protokolünün, şifreleme metodunun kullanılacağına dair pazarlıklar yapılır.

IPsec sürücüsü (driver) : İletilecek verinin şifrelenmesi, dip toplamların (checksum) oluşturulması ve güvenli iletişimin başlatılmasını sağlar. Sürücü sistemdeki IPsec kurallarından (policy) bir filtre listesi oluşturur ve giden her paketi bu filtre ile kontrol eder. Bir paket eğer filtrenin kriterlerine uyuyorsa, sürücü hedef sistemle IKE iletişimini başlatır, giden pakete AH ve ESP başlıklarını ekler ve gerekiyorsa içeriği şifreler. Gelen paketler içinse diptoplam ve hash değerlerini hesaplar ve bunları doğrulama için gelen paketlerle karşılaştırır.

IPsec kullanımının planlanması

IPsec protokolünün ağınızda kullanılması göreceli olarak Windows 2003 işletim sistemleri için basit bir işlemdir. Ancak gerçekte iyi hesaplanması gereken bir davranıştır. Zira, AH ve ESP başlıkları mevcut ağ trafiğine belirgin bir yük getirecektir. Ayrıca giden gelen paketlerin şifrelenmesi ve deşifre edilmesi işlemleri de bu işleri yapacak bilgisayarlarda bir veri işleme gücü ve zamanı gerektirecektir. Yeterince güçlü olmayan bilgisayarlarda veri şifreleme / deşifre işlemlerinin gecikmelere yol açması muhtemeldir.

Buna karşılık IPsec bu konuda da esneklik getirmiş ve ağ yöneticilerine istedikleri sistemler veya protokol türleri için IPsec kullanabilme imkanını tanımıştır.

IPsec kurallarını yönetmek için IPsec MMC konsolu kullanılır. IPsec kuralları da tıpkı diğer Group Policy öğeleri gibi Site, domain veya OU’lara uygulanabilir.

Windows 2003 Server tarafından varsayılan değer olarak üretilen ve konsolda görülebilen 3 IPsec kuralı vardır :

Client (Respond only ) : Bilgisayarı sadece IPsec kullanımını talep eden bir paket geldiğinde IPsec kullanmaya yönlendirir. Bilgisayar kendisi asla IPsec iletişimi başlatmaz.

Server (Request security) : Bilgisayarı, başka bir sistemle iletişim kurarken IPsec kullanmaya zorlar. Eğer diğer sistem IPsec destekliyorsa güvenli iletişim başlar. Desteklemiyorsa standart IP iletişimi kurulur.

Secure Server (Require Security) : Bilgisayarı iletişim kurarken sadece IPsec kullanacak şekilde ayarlar. IPsec kullanmadan iletişim kurmaya kalkan sistemlerle bağlantı otomatik olarak kesilir.

Genel kural olarak mevcut IPsec kurallarını değiştirmeye çalışmak yerine isteğe göre yenilerini oluşturmak, bir hata anında geri dönüşü kolaylaştıracaktır.

70-296 Notları (10.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 2:03 pm

10.Sunucu sistemlerinin yönetim ve bakımı

Windows Server 2003 sistemlerinin yönetimi için kullanılan araçların organize edildiği ortam Microsoft Management Console (MMC)dir. MMC, sunucu yönetimi için kullanılan eklentilerin (snap-in) ilave edilmesiyle esnek ve güçlü bir yönetim aracına dönüşür.

Birden fazla eklentinin bulunduğu ve kişiselleştirilmiş konsollar, sunucu yönetimini çok kolaylaştırmakta ve her eylem için ayrı programın açılıp kapatılmasını engellemektedir.

MMC’nin farklı kullanım modları bulunmaktadır :

Tam Mod (Full Mode) : Kullanıcıların konsol ağacının tamamına erişmesine izin verir, farklı pencereler açabilirler.

Sınırlı Erişim, Çoklu Pencere (Limited Access, Multiple Windows) : Kullanıcılar konsolda birden fazla pencere görebilir ama konsol ağacının izin verilen kısmına erişebilirler.

MMC konsolonun web arayüzü sadece Windows 2003 Web Edition’da kullanılabilir. http://sunucuadı:8098

Terminal Servisleri Hata Ayıklama Metotları

Ağ problemleri : Eğer ağ ortamındaki DNS isim çözümlemesinde sorun varsa TS bağlantısı gerçekleşmeyebilir. Bağlanılacak sunucunun 3389 portu açık ve erişilebilir olmalıdır.

Yetkili hesaplar : Kullanıcı Administrators veya Remote Desktop Users grubunun üyesi olmalıdır.

Group Policy : GPOlar DC’lere sadece Adminlerin bağlanmasına izin verir. Diğer kullanıcılar için GPO’larda elle ayarlamalar yapmak gerekir.

Bağlantı sayısı : Windows 2003 sunucuları eş zamanlı olarak sadece 2 TS bağlantısına izin verir. Bu sayı arttırılamaz.

Remote Assistance

Remote Assistance servisi küçük ağ ortamlarında çalışabilmek ve NAT cihazlarını aşabilmek için UPnP (Universal Plug and Play) protokolünü kullanır. Windows XP ICS (Internet Connection Sharing) UPnP’yi desteklemektedir. Ancak Windows 2000 ICS UPnP’yi desteklemez.

Bağlanacak cihazlardan her ikisi de UPnP desteklemeyen NAT cihazları arkasındaysa bağlantı gerçekleşmez. Ancak cihazlardan birinin önünde böyle bir cihaz yoksa Windows veya MSN Messenger ile bağlantı sağlamak mümkün olur.

Terminal Server ortamının yönetilmesi

TS üzerinde çalışacak uygulamalar çok sayıda kullanıcıyı destekleyecek şekilde yapılandırılması gerektiğinden özel bir yöntemle kurulmalıdır. TS’e kurulacak yazılımlar daima Add / Remove Programs seçeneği ile kurulmalıdır. Bu eklenti sunucu TS kurulum moduna geçirecektir. Bazı yazılımların güncelleme paketleri veya yamalar bu şekilde kuruluma izin vermezler. Bu durumda komut satırından change user /install yazarak mode değişikliği yapılabilir. Kurulum tamamlandığında ise change user /execute yazarak normal moda dönülebilir.

TS’e yeni bağlantı yapılması change logon /disable veya /enable komutları ile engellenebilir.

TS kurulumu sırasında tam güvenlik (full security) veya esnek güvenlik (Relaxed security) arasında seçim yapılmalıdır. Tam güvenlik modunda bazı registry ayarları kayıt edilmez ve eski yazılımlar genellikle çalışamazlar.

TS Home Folder seçeneği genelde sistem yöneticileri tarafından yanlış anlaşılan bir özelliktir. Bu özellik ile TS sunucusunda kurulan uygulamaların kullanıcıya özel ayar dosyalarının saklanacağı yer belirtilmektedir. Kullanıcının kişisel klasörleri kastedilmemektedir.

TS lisans sunucusunun kendi üzerine kurulmaması tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. İki çeşit lisanslama vardır. Enterprise ve Domain Level.

TS sunucusunda belirlenen kullanıcı bağlantı ayarları, kullanıcının bireysel olarak yaptığı bağlantıdaki ayarların daima üstündedir.

Bir TS’e bağlantı sağlanabilmesi için aşağıdaki şartlar gerçekleşmelidir :

- Sunucunun ağdan ulaşılabilir olması.

- Sunucunun TS bağlantısını 3389 portundan desteklemesi

- Remote Desktop aktif olmalı. change logon /enable

- Sunucu ile istemcinin şifreleme seviyeleri eşit olmalı.

- Kullanıcı Remote Desktop Users grubunda olmalı.

- Kullanıcının Allow log on through Terminal Services yetkisi olmalı

- Allow Logon to Terminal Server ayarı aktif olmalı.

Windows 2003 Enterprise ve Datacenter sürümleri ile TS Load Balancing özelliği eski sürümlere göre daha rahat kullanılabilmektedir.

Bir TS kümesi kurmak için aşağıdakilere ihtiyaç vardır :

- NLB veya DNS Round Robin ile çalışan TS sunucuları

- TS Session Directory Servisi : Servis her kullanıcının TS sunucuları üzerinde oturumlarını bir veritabanında tutar.

- TS bağlantı ayarları : Küme sunucuları, Session Directory’e yönlendirilmelidir.

IIS ile Web Sunucularının Yönetilmesi

W2K3 sunucularına yapılabilecek saldırı imkanlarını azaltmak amacıyla IIS varsayılan kurulumda yüklü gelmez. Daha sonradan elle yüklenmelidir.

SUS (Software Update Services) sunucusunu yönetmek

SUS sunucusu Microsoft yamalarının dağıtılması için efektif bir yol olarak kullanılabilir.

http://sus_server/SUSAdmin adresinden sunucunun konsoluna erişim sağlanabilir.

Windows güncelleme istemcisi (Windows Update Client) Group Policy ile SUS sunucusunu kullanacak şekilde yönlendirilebilir ve istemcilerin Internet yerine SUS’dan güncelleme yapmaları sağlanabilir.

Windows 2000 sunucularında ilgili GPO ayarları bulunmamamaktadır. Bu durumda wuau.inf şablon dosyası yüklenerek Windows Update Client ayarlarının GPO ile yapılması sağlanabilir. Wuau.inf dosyası %windir%\inf klasörü altında bulunmaktadır.

SUS ve otomatik güncelleme servisi aşağıdaki log dosyalarını kullanır :

- Senkronizasyon logu : Geçmiş senkronizasyonlar hakkındaki bilgiler burada tutulur. History-sync.xml dosyası IIS içinde \autoupdate\administration klasöründe bulunur.

- Onay logu : History-Approve.xml dosyası IIS içinde \autoupdate\administration klasöründe bulunur.

- Windows Update Log : otomatik güncelleme istemcisi logu. %windir%\window supdate.log dosyasıdır ve istemcinin diskinde bulunur.

- Wutrack.bin : Şifrelenmiş log dosyasıdır.

SUS sunucusunun yedeklenmesi için aşağıdaki işlemler yapılmalıdır :

- IIS konsolu içinden metabase yedeklemesi yapılır.

- NTbackup ile c:\inetpub\wwwroot klasörü yedeklenir. Daha önceden alınan metabase yedeği de NTbackup yedeğine ilave edilir.

- Metabase yedek dizini. %windir%\system32\inetsrv\metaback klasörü yedeklenir

- SUS güncelleme içeriğinin tutulduğu klasör.

SUS sunucusunun geri yükleme prosedürü aşağıdaki gibidir :

- Sunucu virüs bulaşma ihtimaline karşın ağdan çıkartılır.

- Windows 2003 sunucusu yüklenir.

- IIS aynı özelliklerle ve modüllerle yüklenir.

- Güncel SP ve paketler yüklenir.

- SUS daha önceden yüklendiği klasöre yüklenir.

- NTbackup ile alınan yedek geri yüklenir. Yedek, default web site, SUSAdmin ve AutoUpdate Virtual Directoriesi ve metabase yedeğini içermelidir.

- IIS Manager açılır ve metabase yedeği geri yüklenir.

70-296 Notları (9.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 2:02 pm

Windows 2003 işletim sisteminin güvenli çalıştırılabilmesi için düzenlenmesi gereken bir çok ayar bulunmaktadır. Bu ayarların sağlıklı ve verimli olarak düzenlenebilmesi için bir çok yardımcı araç sunulmuştur. İyi bir planlama ve araçların yerinde kullanımı ile güçlü bir güvenlik altyapısı oluşturmak mümkün olabilir.

Windows 2003 güvenlik ayarları birden fazla araç, bunların konsol ekranları veya Group Policy ile yönetilebilmektedir.

Denetim Kuralları

Denetim Kuralları ve buna bağlı olarak oluşturulan log kayıtları sistem olaylarını incelemek için kullanılan en önemli kaynaklardandır. Ancak kullanımı son derece hassastır. Zira gereğinden fazla log kaydı üreten bir denetim kuralı, güvenlik olaylarını izlemeyi güçleştireceğinden yarardan çok zarar getirebilir.

Audit Account Logon Events : Bir bilgisayara logon olan her kullanıcı için kullanılır. Bu ayar genelde DC’ler için kullanılmakta olup üye sunucular için açılmasına gerek yoktur.

Audit Account Management : Bir bilgisayar üzerinde bulunan tüm hesapların yönetimine ilişkin eylemler loglanır. Kullanıcı oluşturma, değiştirme, silme hatta şifre değişikliği bile bu ayarın aktif hale getirilmesi ile loglanabilir. DC’ler dışındaki diğer sunucularda bu ayar ile sunucunun yerel SAM veritabanına ilişkin eylemler loglanır.

Audit Directory Service Access : Bir AD nesnesine erişmeye çalışan kullanıcıya ilişkin eylemler loglanır. Sadece DC’lerde açılması yeterlidir.

Audit Logon Events : Bilgisayara logon ve logoff olan tüm kullanıcılara ilişkin eylemler loglanır.

Audit Object Access : Bir dosya, klasör veya registry gibi sistem elemanlarına ulaşmaya çalışan kullanıcıların eylemlerinin loglanabilmesi için bu kaydın açılması ve loglanması istenen nesnenin üzerinde de denetim özelliğinin aktif hale getirilmesi gereklidir.

Audit Policy Change : Bilgisayardaki denetim ayarlarının, kullanıcı hakları atamalarının veya güven kurallarının (trust policy) değişmesi halinde loglama yapılır.

Audit System Events : Sistemin yeniden başlatılma ve kapanma gibi eylemleri ve güvenlik kayıtlarını etkileyen olaylar loglanır.

Olay Kayıtları Kuralları (Event Log Policies)

Her log türü için 4 kural kaydı tanımlanabilir.

Maksimum Log Büyüklüğü : Log dosyasının fiziksel olarak ne kadar büyüyebileceğini belirtir. 64 KB’lik adımlar halinde en fazla 4 GB’a kadar büyüyebilir.

Yerel ziyaretçi hesabının loglara erişmesini engelle : Local Guest grubu üyeleri log kayıtlarına erişemezler.

Logları sakla (Retain Log) : Logların kaç gün saklanacağını belirtir.

Logların Saklanma Metodu : Log kayıtları belirtiklen gün sayısı kadar saklanır ve gün sayısı aşıldığında, en eski günden başlamak itibariyle silinebilir. Gerektikçe silinmesi özelliği kullanılarak belirli kayıt büyüklüğüne erişildiğinde otomatik silinmesi sağlanabilir. Ya da yerel yönetici tarafından elle silinmesi sağlanabilir. Bu durumda log dosyası maksimum büyüklüğe ulaştığında yazmayı durduracaktır.

Sistem Servisleri ilkeleri

Windows 2003 Server servislerinin Group Policy ile otomatik veya elle başlatılması veya durdurulması sağlanabilir.

Kayıt Defteri (Registry ) İlkeleri

Kayıt defteri üzerinde ACL’ler oluşturmayı sağlar. Bu ilkeler Registrye yeni kayıtlar eklemez. Sadece registrynin güvenliğini düzenler.

Dosya Sistemi

Kayıt defteri ilkeleri gibi GPO’nun uygulandığı bilgisayardaki dosya sistemi üzerinde ACL’ler ile erişim yetkilerini tanımlamaya yarar.

Kullanıcı Hakları

Kullanıcıların sahip olduğu bazı hakları düzenler.

Hesap İlkeleri

Şifre ilkeleri, hesap kilitleme ve Kerberos ilkeleri gibi güvenlik ayarlarının düzenlenmesini sağlar.

DC’lerin güvenliğinin sağlanması

DC’ler etki alanı ve içinde çalışan tüm sistemlerin yönetiminde en büyük role sahip olduklarından güvenliğinin sağlanması diğer sistemlere göre çok daha büyük önem arzetmektedir.

DC’lerin fiziksel olarak güvenli ortamlarda tutulması, konsol ekranlarının şifre ile korunması ve hatta ağ ortamında DC’lerin tüm portlardan erişimine izin verilmemesi güvenlik yöntemleri arasında sayılabilir.

Yine Olay kayıtlarının (Event Log) aktif hale getirilmesi ve denetim özelliğinin (Audit Policy) çalıştırılması da önemlidir. DC’lerde bazı denetim ayarları açıktır ancak varsayılan değer olarak sadece başarılı eylemler loglanır. Başarısız eylemlerin loglanması için düzenleme yapılması gereklidir.

Kullanıcı yetkilerinin atanması

Güvenli bir çalışma ortamı oluşturulması için aşağıdaki bazı önerilerin uygulanmasında fayda vardır. Aşağıdaki ayarlar Domain Controller Security Policy içinde uygulanması halinde DC’lerin daha güvenli çalışmasını sağlayacaklardır.

Debug Programs

Bu yetkiye sahip kullanıcılar hata ayıklama araçları kullanarak işletim sistemi hatta kernel seviyesinde inceleme ve değişiklikler yapabilirler. Bu tarz uygulamaların kullanılmasına gerek yoksa veya yazılım geliştiriciler sistemde çalışmıyorsa Administrators grubundan bu yetki geri alınabilir.

Add Workstations to Domain

Varsayılan değer olarak tüm tanımlanmış kullanıcıların (Authenticated Users) etki alanına 10 adete kadar PC’yi dahil etme yetkileri vardır. Bu sayede AD’de Computers bölümü altında bilgisayar nesneleri oluşturabilirler. Eğer sistem IT personeli tarafından yönetiliyorsa kullanıcılardan (Authenticated Users) bu yetki geri alınabilir.

Allow Log On Locally

Bu yetki varsayılan ayar olarak aşağıdaki kullanıcı gruplarına bilgisayarın konsol ekranından logon olabilme imkanını tanır.

- Account Operators

- Administrators

- Backup operators

- Print operators

- Server operators

Shut Down the System

Bu yetki varsayılan ayar olarak aşağıdaki kullanıcı gruplarına sistemin kapatılabilme yetkisini verir.

- Administrators

- Backup Operators

- Print Operators

- Server operators

Servislerin Ayarlanması

Daha önceki tabloda yer alan servislere ek olarak DC’lerde aşağıdaki servislerin de başlama şeklinin otomatik olması gereklidir.

- Distributed File System

- File Replication Service

- Intersite messaging

- Kerberos Key Distribution Center

- Remote Procedure Call (RPC)

Bir sistemde güvenliğin sağlanabilmesi için uyulması gereken en önemli kurallardan biri de “Gereken en az yetkiyi verme prensibiyle çalışmak”tır. Bu prensibin başarıyla uygulanabilmesi için aşağıdaki detaylara dikkat etmek gerekir :

- Güçlü bir şifre politikası uygulamak

- Yetkileri kısıtlamak (özellikle logon yetkilerini).

- Yetkisiz erişimleri engellemek için güvenlik ayarlarını kullanmak.

- Dosya ve kayıt defterleri için Access Control Lists (ACL)’ ler oluşturmak.

- Önemli grupların üyeliklerini Group Policy ile düzenlemek.

- Kullanılmayan tüm servisleri kapatmak ve hangi servisi kimin kullanabileceğini tespit etmek.

- Her bilgisayar rolü için br güvenlik şablonu tespit etmek ve uygulamak.

- Anlaşılabilir ve takip edilebilir düzeyde bir denetim stratejisi uygulamak.

Güvenli ayarlarının GPO ile düzenlenmesi

Güvenlik ayarlarının her sunucu ve PC için teker teker elle uygulanmaya çalışılması pratik bir yöntem değildir. Bu durumda Group Policy’nin yeteneklerinden faydalanmak ve merkezi bir uygulama en doğrusudur.

Windows 2003 server tüm bilgisayar nesnelerini AD’de Computers Container (Konteyner) altına yerleştirir. Konteyner özel bir AD nesnesidir. AD’de Computers dışında, Users, Builtin ve ForeignSecurityPrincipals adında üç özel nesne daha bulunur. Bu nesneler silinemez ve benzer özelliklerde konteynerler oluşturulamaz.

Group Policy nesneleri Site, domain veya OU’ lara bağlanabilir ancak Konteynerlerle ilişkilendirilemezler.

Tüm sunucuları bağlayacak bir temel GP ayarlar seti oluşturmak için yapılabilecek en iyi hareketlerden biri, kök AD dizininde bir sunucu OU’ su oluşturmak ve sunucuları bu OU altına kaydırmaktır. Daha spesifik hareket etmek isteyen sistem yöneticileri, farklı rollerdeki sunucular için farklı OU’ lar ve GP setleri oluşturabilirler.

Özellikle aynı ayar setlerine sahip olduklarından emin olmadıkça PC’ler ve sunucuları aynı OU altında toplamak doğru olmayacaktır.

Bir GPO’ nun birden fazla OU’ ya bağlanması (link) sonucunda GPO’ nun birden çok kopyası oluşturulmaz. Hala tek bir kopyası vardır ancak GPO da yapılan değişiklikler bağlı olduğu tüm OU’lardaki tüm nesneleri eşit derecede etkileyecektir.

GPO Link listesinde birden fazla GPO görülüyorsa sıralama olarak daha üstte olan GPO daha etkindir ve ayarları baskın olacaktır.

GPO ayarlarının uygulama öncelikleri aşağıdaki açıklamaya göre hesaplanabilir.

- Eğer üst seviye OU’ daki GPO ayarı tanımlanmamış ve altındaki OU’ daki aynı ayar tanımlanmış ise, geçerli ayar alt OU’ daki olacaktır.

- Eğer üst seviye OU’ daki GPO ayarı tanımlı ve altındaki OU’ daki aynı ayar tanımlanmamış ise, geçerli ayar üst OU’ daki olacaktır.

- Eğer üst ve alt seviye OU’ ların her ikisinde de aynı ayar tanımlanmış ise, geçerli ayar alt OU’ daki olacaktır.

Güvenlik ayarlarının şablon dosyalar ile yapılması

Windows 2003, güvenlik ayarlarının tek elden yapılabilmesi için daha önceden tanımlı ayarların bulunduğu şablon (template) dosyalarına sahiptir. Şablon dosyaları (.inf) uzantılı metin dosyalarıdır.

Şablon dosyaları ile aşağıdaki güvenlik ayarları düzenlenebilir :

- Hesap yönetim kuralları (Account policies)

- Yerel Kurallar (Local Policies)

- Olay Günlüğü Kuralları (Event Log Policies)

- Kısıtlı Gruplar (Restricted Groups)

- Sistem servisleri

- Kayıt defteri yetkileri (Registry permissions)

- Dosya sistemi yetkileri (File System permissions)

Şablon dosyaları Group Policy, GP Security Configuration and Analysis MMC veya secedit.exe ile uygulanabilir.

Metin tabanlı şablon dosyaları ile çalışmanın en büyük avantajlarından biri, sisteme yapılan düzenlemelerin geri alınması istendiğinde, yapılan tüm ayarları hatırlamanın zor olacağı varsayılarak bir dosya kullanarak geri dönmenin daha basit olacağının varsayılmasıdır.

Şablon dosyaları Windows\Security\templates klasörü altında bulunmaktadır.

Setup Security.inf : Bilgisayarı Windows 2003 setup programının hazırladığı temel güvenlik ayarlarına döndürür. Bu ayarlar, daha sonradan yüklenen tüm yazılımların hazırladığı güvenlik ayarlarını ezebileceğinden, bu yazılımların yeniden yüklenmesi gerekebilir.

DC Security.inf : Bu ayarlar dosyası, bir W2K3 sunucusu DC’ye dönüştürüldüğünde ortaya çıkar. DC’ lerin varsayılan dizin ve kayıt defteri güvenlik ayarları bulunmaktadır.

Securedc.inf : DC’ nin güvenlik seviyesini yükseltecek ayarlar içerir. Anonim hesaplar ve LAN Manager sistemleri için yüksek güvenlik ayarları bulunur.

Hisecdc.inf : Securedc.inf’den daha da yüksek seviye güvenlik ayarları içerir. Sayısal olarak işaretlenmiş iletişim (digitally signed communication) ve şifrelenmiş güvenli kanal iletişimi (encrypted secure channel communication) ayarlarının zorunlu uygulanmasını sağlar. Bazı servisleri pasif hale getirir ve Power Users grubunu boşaltır.

Compatws.inf : Varsayılan ayar olarak yerel Users grubunun üyeleri sadece Windows uyumluluğu test edilip onaylanmış yazılımları çalıştırabilirler. Uyumsuz yazılımları sadece Power Users grubu üyeleri çalıştırabilir. Bazı durumlarda kullanıcılara bu yazılımları kullanabilmeleri için Power users grubu yetkileri verilir. Compatws.inf ayarları uygulandığında Power users grubu boşaltılır ve Users grubu için bazı dizin ve kayıt defteri yetki değişiklikleri yapılır. Bu şablon DC’lerde kullanılmaz.

Securews.inf : Üye sunucular veya PC’ler için güvenlik ayarları içerir. Anonim hesapların erişimine dair yetki kısıtlamaları ve Sayısal olarak işaretlenmiş iletişim (digitally signed communication) ayarları içerir.

Hisecws.inf : Daha yüksek derecede güvenlik ayarları içerir. Local Administrators grubu üyeleri sadece Domain Admins ve yerel Administrator hesabı olur. NTLM güvenlik seviyesini arttırır.

Rootsec.inf : Windows 2003 işletim sistemi kullanan sistemler için varsayılan dosya sistemi güvenlik ayarlarını içerir. Bir sistem sürücüsüne (C:, D: vb.) varsayılan yetkileri geri yüklemek için kullanılabilir.

Şablon dosyaları metin tabanlı olduklarından üzerlerinde kolayca değişiklik yapmaya uygundurlar. Ancak değiştirmeden önce yedeklerinin alınmasında fayda vardır.

Security Configuration and Analysis aracı, şablon ayarlarının uygulanmasına imkan sağladığı gibi mevcut ayarlarla bir şablon dosyasını karşılaştırmayı ve o anki ayarların üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığını öğrenmeyi sağlar.

Bir sistemin analiz edilebilmesi için araç ile öncelikle bir veritabanı oluşturulmalıdır. Bu veritabanına bir şablon dosyası aktarılır ve bilgisayardaki aktif ayarlar ile aralarındaki farklılıklar analiz edilir. Farklılıklar bazı özel işaretlerle belirtilir :

- Kırmızı daire içindeki X : Ayarın hem veritabanı hem de bilgisayarda olduğunu ancak değerlerin aynı olmadığını gösterir.

- Beyaz daire içindeki yeşil işaret : Ayarın hem veritabanı hem de bilgisayarda olduğunu ve değerlerin aynı olduğunu gösterir.

- Beyaz daire içindeki soru işareti : Ayarın veritabanında bulunmadığını ya da yetki kısıtlamaları nedeniyle aracın ayarları sorgulayamadığını gösterir.

- Beyaz daire içindeki ünlem işareti : Ayarın veritabanında bulunduğunu ancak bilgisayar ayarlarında bulunmadığını gösterir.

- İşaret yok : Ne bilgisayarda ne de veritabanında ayarın bulunmadığını gösterir.

Ayarlar incelendikten sonra istenirse değişiklik yapılıp bilgisayara uygulanabilir ya da bu ayarlardan yeni bir şablon dosyası oluşması sağlanabilir.

Oluşturulan şablon dosyası, mevcut veritabanı içindeki değiştirilmiş şablondan üretilir. Aktif bilgisayar ayarlarından üretilmez.

Secedit.exe

Bu araç ile Security Configuration and Analysis aracının yaptıklarının tamamı ve hatta daha fazlası komut satırından yapılabilir. En büyük avantajlarından biri de bir şablonun sadece bir kısmını uygulamak gibi bir esnekliğe sahip olmasıdır. Tıpkı grafik tabanlı diğer araç gibi bir veritabanı oluşturur, karşılaştırır, analiz eder ve ayarları uygulayabilir. Ayrıca uygulanan ayarların geriye alınabilmesi için bir “Rollback” şablonu da oluşturabilir.

70-296 Notları (8.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 2:00 pm

DNS sunucuları iki çeşit alan destekler. Forward Lookup Zone ve Reverse Lookup Zone. Sunucunun her bir alan türü için üstleneceği rol ise aşağıdaki seçeneklerden biri veya birden fazlası seçilerek tespit edilebilir.

- Birincil alan

- İkincil alan

- Stub Zone

En çok kullanılan DNS kayıt tipleri aşağıda listelenmiştir :

- Host (A)

- Alias (CNAME)

- Mail Exchanger (MX)

- Pointer (PTR)

- Service Location (SRV)

Host (A)

Host kayıtları alan veritabanında en çok karşılaşılan kayıt türüdür. DNS alanı içindeki sistemlerin veya hostların alan adlarının IP adresleri ile eşleştirilmesi için kullanılır. Elle, DNS dinamik kayıt yöntemi veya DHCP yoluyla A kayıtları oluşturulabilir.

IPconfig / registerdns komutu ile A kaydı bulunmayan host için DNS alanında kayıt oluşturulabilir.

Alias (CNAME)

Canoncial Names olarak da adlandırılır. Bir hostu birden fazla isimle adlandırmak ve işaretlemek için kullanılır. Örneğin, ftp ve www birer CNAME’dir.

Mail Exchanger (MX)

MX kayıtları e-posta uygulamalarının bir alan içindeki e-posta sunucusunu bulabilmelerini sağlayan kayıt türüdür. Birden fazla MX kaydı olması halinde, ilk sunucunun bulunamaması durumunda ikincisine yönlendirme ve dolayısıyla hata toleransı sağlamak mümkündür.

Pointer (PTR)

PTR kayıtları Reverse Lookup Zone içinde reverse lookup sorgularının yapılabilmesi için kullanılır.

Service Location (SRV)

SRV kayıtları etki alanında bir servisin hangi hostlar tarafından sağlandığını bulmak için kullanılır. SRV tanıyan uygulamalar DNS sunucusunun SRV kayıtlarından faydalanabilirler.

Active Directory’de kullanılan tüm servislerin SRV kayıtları Windows\System32\Config klasöründeki netlogon.dns dosyası içinde bulunmaktadır. Eğer DNS’te SRV kayıtları eksikse netdiag /fix komutu kullanılarak bu dosyadan yüklenebilirler.

Eğer bir bilgisayar yenibir.com etki alanındaki bir LDAP sunucusuna ulaşmak isterse istemci DNS sunucusuna aşağıdaki sorguyu gönderir :

_ldap._tcp.yenibir.com

Aşağıdakine benzer bir cevap alınır : (Kayıtlar çoğunlukla otomatik yaratılıyor olsa da aşağıdaki örnekte otomatik kayıda ek olarak hata toleransı sağlamak için elle oluşturulmuş ikinci bir kayıt bulunmaktadır.)

_ldap._tcp SRV 0 0 389 dc1.yenibir.com (0 öncelik değeri, 0 Load Balance)

SRV 10 0 389 dc2.yenibir.com (10 öncelik değeridir)

DNS Sunucusunun Cache temizlemesi için servis yeniden başlatılabilir veya dnscmd.exe /clearcache komutu çalıştırılabilir.

DNS Sunucu konsolunun kullanılması

DNS Sunucusu üzerinde sağ klik yapıldığında Properties seçilerek gelen sekmeklerin kullanımı aşağıda anlatılmıştır.

Interfaces

Bu sekme, sunucunun ağ kartlarından hangilerinin DNS taleplerini dinleyeceğini belirler. Örneğin iki ağ kartı olan bir sistemde, biri iç ağa diğeri dış ağa bakan iki bağlantı oluşturulabilir ve sadece iç ağa servis veren tarafın DNS isteklerini dinlemesine izin verilebilir.

Forwarders

Bu sekme ile DNS sunucusunun kendine gelen istekleri hangi DNS forwarder sunucularına ileteceği ve hangi etki alanlarına dair istekleri dışarı yönlendireceğini belirlemek mümkündür. Örneğin, yenibir.com etki alanına ait tüm çözümleme istekleri cevaplanması için 80.1.22.55 sunucusuna yönlendirilebilir. Buna şartlı yönlendirme (Conditional Forwarding) denir.

Aşağıdaki durumda ise iç ağ ile dış ağları (Internet) buluşturmadan, arada bir güvenlik duvarı varken Internet’ten nasıl isim çözümlemesi yapılabileceğini dair bir forwarder örneği verilmiştir.

Disable Recursion özelliği forwarder DNS sunucu tarafından çözülemeyen bir isim sorgusunun, soruyu soran DNS sunucusu tarafından kendi başına çözmeye çalışmak için yapacağı eylemi engelleyecektir. Bu özelliğin aktif hale getirilmesi hata toleransını ortadan kaldırmakla birlikte olumsuz cevapların istemciyi fazla bekletmeden verilebilmesini sağlayacaktır.

Disable Recursion bu sekmeden çalıştırılabileceği gibi Advanced sekmesinden de tüm DNS sunucusu için kullanılabilir. Ancak bu noktadan çalıştırılması halinde sunucuya forwarder tanımlamaya izin vermeyecektir.

Root Hints

C:\Windows\System32\Dns\Cache\cache.dns dosyasının bir kopyasını gösterir. Internet’teki kök DNS sunucularının listesini içermektedir. DNS sunucusu Internet ile isim çözümleme işlemleri yapacaksa bu dosya ve Root Hints kalmalıdır. Ancak sunucu iç ağda bir kök sunucu (.) olarak çalışacaksa bu dosya silinmelidir.

Benzer bir şekilde, iç ağ çok büyükse ve birden çok kök sunucu varsa, bu dosyanın içeriği değiştirilerek kendi DNS sunucularınızı yazabilirsiniz.

Monitoring

Temel DNS fonksiyonlarının çalışmasına ilişkin testlerin yapılmasını sağlar.

İlk test sunucunun kendisine sorgu gönderip alabilmesini kontrol eder. Testin başarılı olması için sunucu kendisine gönderilen forward ve reverse queryleri alabilmelidir.

İkinci test ise kök DNS sunucularına recursive query yapılmasına yöneliktir. Testin başarılı olabilmesi için sunucu Internet’e bağlı olmalı ve kök DNS sunucuları ile görüşebilmelidir.

DNS Alan ayarlarının yapılması

DNS Alan ayarlarının düzenlenmesi için DNS Konsolu kullanılabilir. Bu konsolda aşağıdaki sekmeler bulunur : General, SOA, Name Servers, WINS, Zone Transfers.

General

Zone Status : Pause düğmesi ile alanın isim çözümlemesi geçici olarak durdurulup başlatılabilir. Ancak bu düğme DNS servisini durdurmaz.

Zone Type : Alanın Birincil, İkincil veya Stub Zone olarak yeniden tanımlanması için kullanılır. “Store the zone in the Active Directory” düğmesi seçilerek alanın C:\windows \system32\dns içinde saklanması yerine AD’ye entegre hale gelmesi sağlanabilir.

Zone Replication : Alanın AD içinde saklanması ile bu düğme aktif hale gelir. Alan bilgilerinin ne şekilde replike edileceğini ayarlamayı sağlar.


To all DNS servers in the Active Directory forest

Forest içinde yer alan tüm AD DNS sunucularına bilginin kopyalanmasını sağlar.

To all DNS Servers in the Active Directory Domain

Etki alanında yer alan tüm AD DNS sunucularına bilginin kopyalanmasını sağlar.

To all domain controllers in the Active Directory Domain

AD içindeki tüm etki alanı sunucularına bilginin kopyalanmasını sağlar. Windows 2000 DNS sunucularının bilgileri alması için bu seçenek seçilmelidir.

Application Directory Partition ve DNS replikasyonu

Active Directory’de DNS için iki ADP bulunur. DomainDnsZones ve ForestDnsZones. DomainDnsZones AD içinde aynı zamanda DNS sunucusu olan tüm DC’lere kopyalanır. ForestDnsZones ise Forest içinde aynı zamanda DNS sunucusu olan tüm DC’lere kopyalanır.Her ADP bir alt etki alanı ve FQDN ile tanımlanmıştır. Örneğin, Yenibir.com etki alanının ADP’leri şöyle isimlendirilir : DomainDnsZone.yenibir.com.

Önemli : Eğer varsayılan DNS ADP’leri zarar görmüş veya silinmişse, DNS konsolunda sunucu üzerine sağ klik yapılarak Create Default Application Directory Partitions ile yeniden oluşturulabilir. ADP’ler mevcutsa bu seçenek seçilebilir durumda değildir.

Özel ADP’ler oluşturmak için aşağıdaki komutlar kullanılabilir.

Dnscmd servername /createdirectorypartition FQDN

Dnscmd servername /enlistdirectorypartition FQDN

Bu işlemi yapacak kullanıcının Enterprise Administrators grubuna üye olması gereklidir.

Yukardaki bilgiler ışığında Change Zone Replication Scope düğmesine basılarak “To all DNS servers in the Active Directory forest” seçildiğinde DNS alanı bilgileri aslında ForestDnsZones ADP’si içinde saklanmış olacaktır. Aynı şekilde “To all DNS Servers in the Active Directory Domain” seçildiğinde ise DNS alanı bilgileri DomainDnsZones ADP’si içinde saklanacaktır.

Dynamic Updates

Dinamik güncelleme özelliği DNS alanlarının bilgilerinin otomatik veya elle transfer edilebilmesi için gereken ayarları sağlamaktadır. AD’ye entegre alanlar için yok, güvenli ve güvensiz, güvenli aktarım seçenekleri bulunmaktadır. Standart alanlar için bu seçenekler yok, güvenli ve güvensiz olarak belirlenmiştir.

Aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi halinde DNS dinamik güncelleme işlemi gerçekleşir.

- DNS istemcisinin açılması.

- DNS istemcisi olan bilgisayarda IP adresi değişikliği olması.

- İstemcinin ağ bağlantılarından herhangi birinde IP adresi eklenmesi, kaldırılması veya değiştirilmesi.

- Alandaki üye sunuculardan herhangi birinin terfi ettirilerek DC haline dönüştürülmesi.

- İstemcide IPconfig /registerdns komutunun kullanılması.

Güvenli Dinamik Güncelleme GDG işlemleri sadece AD-entegre alanlarda yapılabilir. İstemciler sunucu ile görüşmek için Kerberos protokolunu kullanırlar. GDG işlemlerini sadece Windows 2000, Xp veya 2003 sistemleri gerçekleştirebilir. Windows NT, Win9x ve WinME bilgisayarları GDG gerçekleştiremezler.

GDG ve DnsUpdateProxy grubu

GDG’nin geçerli olduğu bir DNS alanında host kayıtlarını sadece o kaydın sahibi olan bilgisayar güncelleyebilir. Bu durum, bir DHCP sunucusunun, kendi adına kayıt düzenleyemeyen istemciler için A kayıtlarını değiştirme yetkisine sahip olduğu ortamlarda sorun yaratabilir. Benzer bir ortamda kaydın sahibi DHCP sunucusu olacaktır. İstemcinin Windows 2000 ve üstü bir işletim sistemine terfi ettirilmesi ve kendi kaydını düzenlemeyi istemesi halinde sistem istemciyi kaydın sahibi olarak tanımayacağından soruna yol açabilir. Benzer bir durum DHCP sunucusunun arızalanması halinde yedek DCHP sunucusu dahil kimsenin yerine kayıt güncellemesi yapamaması olarak da karşımıza çıkabilir.

Böyle bir problemden kaçınmak için kayıt güncellemesi yapan tüm DHCP sunucularını DnsUpdateProxy grubuna eklemek gereklidir. Bu gruba dahil olan sunucuların kayıtları sahiplenmesine izin verilmez.

Kayıt Yaşı (Aging)

Kayıt yaşı özelliği ile dinamik olarak güncellenen DNS kayıtlarına bir zaman damgası vurulur ve kayıtların güncelliği bu damga ile takip edilir. Eski kayıtların zamanının dolması sonucunda bu kayıtlar otomatik olarak temizlenirler (Scavenging). Bu özelliğin aktif olması için kayıt yaşı (aging) özelliğinin aktif olması zorunludur.

Kayıt yaşı ve silme özellikleri aktif edildiğinde, DNS kayıtları Windows 2000 öncesi DNS sunucuları tarafından artık okunamazlar.

Start of Authority (SOA)

SOA sekmesi tüm alan için SOA kayıtlarının oluşturulmasını sağlar. DNS sunucusu alanı yüklediğinde yetkili bilgilerini bulmak için SOA kayıtlarına başvurur. Bu kayıt aynı zamanda birincil ve ikincil DNS sunucuları arasında alan transferlerinin hangi sıklıkta yapılacağını da tespit etmeye yarar.

Seri No (Serial Number ) : Seri no, alanın güncelleme kayıt numarasını belirler. Alanda bir kayıt değiştiğinde veya Increment tuşuna basarak elle yükseltildiğinde seri no artar. Bu sıra numarası alan transferi yapılırken de kullanılır. Ana alanın (master zone) seri numarası transfer edilecek alanınkinden büyükse transfer gerçekleşir, aynıysa alanların birbirinin eşi olduğu düşünülerek transfer yapılmaz.

Birincil sunucu (Primary server) : Alanın birincil DNS sunucusuna işaret eder. Sunucunun adı mutlaka bir nokta (.) işareti ile bitmelidir.

Güncelleme Aralığı (Refresh Interval) : Birincil alan sunucusundan ne sıklıkta alan transferi isteneceğini belirler. Buradaki değere göre alandan sorumlu diğer DNS sunucuları birincil sunucuya bağlanarak alan transferi başlatırlar. Varsayılan değeri 15 dk.dır

Tekrar Deneme Aralığı (Retry Interval) : Başarısız olmuş bir alan transferinden ne kadar sonra tekrar deneneceğini belirler. Varsayılan değeri 10 dk.dır.

Geçersizleşme Zamanı (Expires After) : İkincil DNS sunucusunun ana sunucusu ile hiç bağlantı kurmadan, gelen sorgulara ne kadar süreyle cevap verebileceğini belirler. Sürenin dolmasından itibaren sunucudaki kayıtlar güvenilmez kabul edilir. Varsayılan değeri 1 gündür.

Minimum (Default) TTL: Bu değerin ayarlanması ile alandaki tüm kayıtların maksimum yaşam süresi (Time to live :TTL) belirlenmiş olur. Varsayılan değer 1 saattir.

TTL değeri kendi yetkili sunucusunda tutulan kayıtlar ile ilgili değildir. Daha çok yetkisiz ve cache belleğinde kaydı tutan sunucuları ilgilendirir. Bir sorgu sırasında kaydı belleğine alan bir DNS sunucusunun kaydı ne kadar süre ile tutacağını gösterir.

Eğer ağ ortamında caching-only DNS sunucusu varsa, kayıtların TTL değerlerini arttırmak ana DNS sunucusu ile caching-only sunucu arasındaki trafiği azaltacaktır.

Tam olarak kayıt edildiğinde bir SOA kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.

@IN SOA server01.contoso.com. hostmaster.contoso.com. (

5099 :serial number

3600 : refresh (1 hour)

600 : retry (10 mins)

86400 : expire (1 day)

60 ) : minimum TTL (1 min)

İleri düzey DNS ayarları

DNS sunucusu kurulduğunda ileri düzey ayarlar aşağıdaki gibidir :

Disable recursion : off

BIND Secondaries : On

Fail on load if bad zone data : off

Enable round robin : on

Enable netmask ordering : on

Secure Cache against pollution : on

Name checking : Multibyte (UTF8)

Load zone data on startup : From active directory and registry

Enable automatic scanvenging of stale records : off (requiers configuration)

Disable Recursion (özyineleme)

Bu seçenek varsayılan değer olarak kapalıdır. Bir DNS sunucusu istemciden gelen sorguyu, yineleme (iteration) yoluyla FQDN sorgusunun tam cevabını alana kadar diğer sunuculara sormaya devam eder. Cevabı alınca da istemciye bildirir.

Disable recursion seçildiğinde sunucu istemcinin sorgusunu cevaplamak için araştırmak yerine istemcinin kendi cevabını araştırabilmesi için refererans kayıtları istemciye gönderir (referral). Bu durumun geçerli olabileceği hallere örnek vermek gerekirse ; istemcinin bir internet adresini çözmek istemesi ancak yerel DNS sunucusunun sadece kendi alanına ait kayıtları bulundurması olabilir.

Disable Recursion aktif hale getirildiğinde, DNS sunucusunda forwarders sekmesi pasif hale gelir.

BIND Secondaries

Windows 2003 DNS sunucuları BIND DNS kullanan ikincil sunuculara alan transferi yaparken fast transfer format denen hızlı veri aktarım yöntemini kullanmazlar. Bu özellik, 4.9.4’den eski BIND sürümleri ile uyumluluk sağlamak içindir. Bu seçenek varsayılan değer olarak açıktır. Eğer ortamdaki tüm BIND DNS sunucularının sürümleri 4.9.4’den büyükse bu seçenek kapatılabilir.

Şu anki mevcut BIND sürümü 9.2.2’dir.

Fail on load if bad zone data

Windows 2003 DNS sunucusu alanı yüklerken eğer kayıtlarda hata tespit etmişse bunu loglar ancak alanı yüklemeye devam eder. Bu seçenek varsayılan değer olarak kapalıdır. Aktif hale getirilirse, DNS sunucusu kayıtlarda bozukluk tespit ettiğinde alanı yüklemeyi durdurur.

Enable Netmask Ordering

Çok sayıda ağ kartı ve IP adresi bulunan (Multihomed) bir istemcinin birden fazla (A) kaydının olması halinde DNS sunucusu sorguyu yapan istemciye ilk olarak, sorguyu yapan istemcinin bulunduğu subnete uyan (A) kaydını gösterecektir. Varsayılan değer olarak bu özellik aktiftir.

Ortada birden fazla IP adresi ve (A) kaydı varsa DNS sunucusu istemciye hosta ait tüm (A) kayıtlarını belirlenen sırada gönderecektir. İstemci ilk gelen kayda erişim sağlamaya çalışacak, başaramazsa ikinciyi deneyecektir.

MCSE sınavlarında Enable Netmask Ordering, LocalNetPriority olarak adlandırılmaktadır.

Enable Round Robin

Bu özellik multihomed bir hotsu sorgulayan istemcilere, uygun (A) kayıtlarının belirli bir sıra dahilinde değiştirilerek her seferinde farklı bir kayıt sunulmasını sağlar. Çok temel olarak bu yöntem hotsun ağ kartları arasında bir yük dengeleme (load balancing) yöntemi sağlamakta ve yükün teorik olarak tüm ağ kartlarına eşit şekilde dağıtılmasını sağlamaktadır. Aynı içeriği sunan birden çok sunucunun olduğu web sitelerinde sıkça kullanılan bir yöntemdir.Varsayılan değer olarak aktiftir.

Secure Cache against pollution

Bu özelliğin aktif hale getirilmesi ile DNS sunucusu kayıtlarını yanlış kayıtlar ile doldurma ve bir anlamda kirlenmeden korumaktadır. Özellik aktifken DNS sunucusu sadece sorgunun yapıldığı etki alanı adı ile tamamiyle uyan alan adlarına ilişkin sonuçları saklar. Örneğin, Microsoft.com adresine yapılan bir sorgu için msn.com’dan bir kayıt sonuç olarak alınmışsa, bu özellik açıkken bu kayıt saklanmaz. Böylece yetkisiz sunucuların ve kişilerin DNS sorgularını yanıltmaları önlenebilir.

Alanların Yetki Devirlerinin Yapılması (Zone Delegation)

Internet kadar büyük bir isim uzayı (namespace) , eğer etki alanlarının daha küçük parçalara bölünerek yönetiminin farklı kişilere devri imkanı olmasaydı yönetilemezdi. Bu nedenle DNS isimuzayı içindeki bir alt-etki alanı (subdomain) devredilmek istendiğinde yeni bir alan (zone) yaratılır ve yetki ilgili yöneticiye devredilir.

Bir alanın yetki devrini yapmak demek, bu DNS isimuzayını küçük alt-etki alanlarına bölerek yetkiyi devretmek demektir. Örnekte Microsoft.com etki alanının devir modeli görülmektedir.

Ne zaman yetki devri gerekir ?

- DNS etki alanının organizasyon içindeki bir şube ya da bölüm tarafından yönetilmesi gerektiğinde.

- Kurumun çok büyük bir DNS sistemi varsa ve birden fazla DNS sunucusu üzerinde yönetiliyorsa, bu ortamda hata toleransı ve performans artışı sağlanması istendiğinde

Yetki devrinin yapılabilmesi için ana alanın (parent zone) devredilecek etki alanını yöneten yetkili DNS sunucusuna ait A ve NS kayıtlarına sahip olması gereklidir. Bu kayıtlar alanın istemcilerinin iteratif sorgularına cevap bulabilmelerini sağlar.

Not : Yetki devri yapılırken A ve NS kayıtları otomatik olarak oluşturulur.

Yukarıdaki örnekte, yeni oluşturulan example.microsoft.com etki alanının yetkili DNS sunucusu ns1.us.example.microsoft.com olarak belirtilmiştir. Bu sunucunun yetki ataması yapılan yeni alanın dışındaki hostlar tarafından da tanınması için bir NS ve A kaydı otomatik olarak ana alanda (Microsoft.com) oluşturulur.

  • NS kaydı yeni alan için yetkili isim sunucusunun ns1.us.example.microsoft.com olduğunu belirtir ve alana dair sorguların bu sunucuya yönlendirilmesini sağlar.
  • A kaydı (glue record olarak da tanınır) ise NS kaydında ismi belirtilen sunucunun IP adresinin çözümlenmesini sağlar. Eğer yetkili sunucu yeni yetki devri yapılmış alanın bir üyesiyse, daha üst seviyedeki tüm hostlar tarafından isim-IP çözümlemesinin sağlıklı olarak yapılabilmesi için gereklidir.

Örneğin bir DNS sunucusu box.example.microsoft.com adresini çözümlemek istiyor : İlk olarak sorguyu Microsoft.com alanının yetkili DNS sunucusuna gönderecektir. Bu sunucudaki yetki transferi nedeniyle sunucu cevap olarak sorgulanan alanın (example.microsoft.com) yetkili sunucusunun adını ve IP adresini istemciye gönderecek ve buraya sormasını isteyecektir. İstemci de aynı sorguyu bu sefer bu sunucuya soracak (ns1.us.example.microsoft.com) ve sonucunda istediği cevabı alacaktır.

Stub Zone

Stub Zone, ana alanın (master zone) kısaltılmış ancak düzenli olarak güncellenen ve içeriğinde sadece ana alana ait NS kayıtlarını bulunduran bir kopyasıdır. Stub zone barındıran bir sunucu sorgulara doğrudan cevap vermek yerine onları stub zone kayıtlarında bulunan NS kaynaklarına yönlendirir.

Stub zone oluşturmak için değişmez IP adresi olan bir isim sunucusunu alana eklemek yeterlidir. Alan, daha sonra eklenecek veya çıkartılacak isim sunucularını kendisi otomatik olarak güncelleyecektir.

Stub zone kayıtları elle değiştirilemez.

Faydaları

- İsim çözümlemesini geliştirir Stub zone bir DNS sunucusunun alanda kayıtlı isim sunucularını sorgulayarak özyineleme (recursion) yapmasını sağlar ve her seferinde kök DNS sunucusunu sorgulamasını engeller.

- Uzak alanlara dair güncel bilgi sağlar Stub zone otomatik olarak güncellendiği için farklı bir alana ait DNS sunucularının güncel listesi daima kayıtlıdır. Örneğin; farklı bir DNS sunucusunda yetki devri yapılmış bir alan.

- DNS yönetimini kolaylaştırır İkincil alanlar kullanmaya gerek kalmadan alan bilgisi (zone information) dağıtımı sağlanır.

Stub zone, ikincil alanların hata toleransı ve yük paylaşımı gibi faydalarını sağlayamaz ve bu amaçlarla kullanılamaz.

Stub Zone ne zaman kullanılır

Yukarıdaki örnekte, widgets.microsoft.com alanı için yetki devri yapılmış ve bu alana iki NS kaydı ve DNS sunucusu eklenmiştir. Sistem yöneticisi bir süre sonra alana iki DNS sunucusu daha eklemiş ama ana alanı (parent zone) bu durumdan haberdar etmemiştir. Bu nedenle de widgets.microsoft.com alanına gelen sorgular halen ilk iki sunucu tarafından karşılanmaktadır.

Bu durum bir stub zone kurulmasıyla giderilebilirdi. Widgets.microsoft.com alanına ait Stub zone Microsoft.com alanının yöneticisi tarafından ana alanda kurulduğunda, widgets.microsoft.com alanının baş NS sunucusu sorgulanacak ve tüm NS kayıtları elde edilecektir. Bu alana yapılacak her türlü ekleme ve çıkarma işlemleri de otomatik olarak güncellenebilecektir.

Dikkat : Bir stub zone, aynı alanı yönetmeye yetkili DNS sunucusu üzerine kurulamaz. Örneğin, widgets.microsoft.com alanının stub zonu bu alanın yetkili DNS sunucusunda kurulamazdı. Bu alanın stub zonu ancak farklı bir alanın yetkili DNS sunucusunda kurulabilirdi. Örneğimizde bu sunucu Microsoft.com alanının yetkili DNS sunucusu olabilirdi.

Farklı kullanım metotları

Yukarıdaki örnekte farklı iki istemci ns.mgmt.ldn.microsoft.com kaynağını çözümlemek için kendi DNS sunucularına sorgu gönderiyorlar. Soldaki klasik DNS hiyerarşisi içinde uzun bir yoldan bu çözümlemeyi yapmak zorunda kalırken, sağdaki istemci ise, actg.wa.microsoft.com alanında oluşturulan stub zone sayesinde çözümlemek istediği kaynağın bulunduğu alana ait NS kayıtlarına tek hamlede ulaşmakta ve çözümlemeyi çok daha kısa yoldan yapmaktadır.

Önemli : Stub zone glue records DNS konsolundan görülememektedir.

Ocak 28, 2007

70-296 Sınav Notları (7.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 9:59 pm

7.İsim Çözümleme Stratejisinin Planlanması

İsim Çözümleme için ön gereksinimler

Anlaşılabilir bilgisayar isimleri sadece insanlar içindir. Bilgisayarlar, uygulamalar ve routerlar aralarında IP adresleri ve diğer notasyon şekillerini kullanarak anlaşırlar. Bilgisayar dilindeki (!) adres tanımlarını insanların anlayacağı türlere çevirmek için WINS ve DNS gibi sistemler kullanılır.

DNS isimlendirmesindeki sınırlama ; üst veya alt etki alan adlarının en fazla 63 karakter, toplam FQDN ismin ise 255 karakterden uzun olamamasıdır.

Tüm ağ ortamındaki isim çözümlemesi işlemini tek bir DNS sunucusuyla halletmek mümkün olabilir. İç ağ ortamına kurulan bir DNS sunucusu istemcilerden gelen isteklere cevap verir ve cevabını bilemediği Iterative sorguları bir Internet DNS sunucusuna gönderir ve aldığı cevapları istemcilere teslim eder. (Şekil 1)

Bir NetBIOS ağı Windows 2003 ortamına terfi ettiriliyorsa muhtemelen NetBIOS çözümlemesi için bir WINS server kullanılıyordur. Aynı şekilde Windows 2003 ortamına istemcilerin NetBIOS isimlerinin çözümlenmesi için aynı WINS sunucusunun DNS sunucusu ile entegre çalışması yöntemi uygulanabilir.

İç ağ ortamınaki DNS alanlarının oluşturulması için aşağıdaki tavsiyeler göz önüne alınmalıdır :

- Kısa etki alanı adları seçin. Uzun adların toplamınan uzun FQDN’ler oluşur.

- Etki alanı hiyerarşisini kabul edilebilir sınırlar içinde tutun. Çok fazla derine inen hiyerarşiler yönetim zorlukları oluşturur.

- Bir strateji belirleyin ve hep onu uygulayın. Yapılanma politik hiyerarşiye veya coğrafi yerleşime göre olabilir. Ama aynı anda ikisini de birleştirerek uygulamak kötü sonuçlar verebilir.

- İsimleri kısa tutmak için anlaşılmaz kısaltmalar seçmeyin.

- Okunması zor isimlerden etki alanı adı oluşturmayın. Albeequeue.hdomain.com gibi

İç ve dış (Internet) etki alanlarının isimlendirmesini kombine etmek için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir.

Her iki tarafa da aynı etki alanı adını vermek : Bu Microsoft tarafından tavsiye edilen bir yöntem değildir. Zira iç ağdaki bir host, yanlışlıkla Internette bulunan benzer bir sistemle karışabilir ve bu durum isim çözümlemesi sorunlarına yol açabilir.

Farklı etki alanı adları kullanmak : Bu daha az karışık bir yöntemdir. Ancak farklı iki isim altında iki etki alanının yönetilmesi gibi daha fazla yönetimsel çaba gerektiren bir yoldur.

Bir alt etki alanı (subdomain) kullanmak : Bu Microsoft tarafından tavsiye edilen yöntemdir. Kurumu Internette contoso.com etki alanıyla temsil ederken ve hostları bu alana yerleştirirken, aynı zamanda iç sistemler için de local.contoso.com alt alanı kullanılabilir, iç ve dış sistemler birbirinden böylece ayrılabilir.

Hostlar için uygulanacak isim stratejileri ve öneriler :

Kolayca hatırlanabilecek isimler seçin.
Organizasyon içinde aynı ismi bir kereden fazla kullanmayın.
DNS tarafından desteklenen karakterleri isimlerde kullanın. a-z, 0-9, -

Pentium III 700 Mhz işlemcisi olan bir W2K3 DNS sunucusu saniyede 10,000 isim sorgusuna cevap verebilir. Bu nedenle sistemde birden fazla DNS sunucusunun istenme nedeni olarak yoğun istemci trafiğinden daha geçerli nedenlere sahip olmak gerekir.

Yedeklemeyi sağlamak. Sunucunun devre dışı kalması halinde isim çözümlemesinin kesintiye uğramasını engellemek için 2.sunucu kurulabilir.
Performans artışı : Dağıtılmış yük performans arttırabilir.
Yük dağıtımı : Farklı subnetlere dağıtılmış DNS sunucuları çözümlemeyi daha da kolaylaştırabilir.
WAN trafiğinin azaltılması.
Yetkilerin dağıtılması : Farklı noktalardaki sistem yöneticilerine kendi sorumlu oldukları alt etki alanlarının isim yönetimini verebilmek için bu noktalara DNS sunucuları kurulabilir.

DNS sunucularını kurumun ihtiyaçlarına uygun olarak farklı şekillerde kurmak mümkündür :

Caching-only Servers

Bir DNS sunucusu için mutlaka yönettiği DNS alanının yetkili sunucusu olması gerekli değildir. Kurulduğu andan itibaren bir W2K3 DNS sunucusu kök Internet sunucularının (Root Hints) bilgilerini bulundurduğu için Internet isim çözümlemesi yapabilecek durumdadır. Üzerinde herhangi bir etki alanına ait alan bilgileri ve kayıtları olmayan sunuculara Caching-only servers denir. Bu sunucular Internet isim çözümlemesi yapmak için kullanılabilirler.

Aynı şekilde bir AD etki alanının caching only sunucusu olarak da kullanılabilir. Geçen isim sorgularını etki alanının gerçek DNS sunucusuna yönlendirerek bu görevi yerine getirebilir.

Caching-only sunucu ilk kurulduğunda belleğinde kayıt barındırmaz. Buradaki kayıtlar, kendisine yönlendirilmiş istemciler sorguda bulundukça oluşur ve birikir. Dönemsel olarak geçerliliğini yitirmiş kayıtlar silinir.

Alan transferi yapmadan WAN üzerindeki DNS trafiğini azaltmanın tek yolu WAN’ ın diğer uçlarında caching-only sunucu kullanmaktır ve etkili bir yöntemdir.

Forwarder

Forwarder, kendisine doğrudan DNS sorguları yönlendirilmiş sunuculara verilen addır. Mevcut DNS sunucusunun cevaplayamayacağı sorguları iletmesi ve cevap alması için bu yöntem kullanılabilir. Birden fazla forwarder kullanmak da mümkündür.

Forwarder ile DNS sorgularının yaratacağı trafiği kontrol altına almak ve yönlendirmek mümkündür. Örnekte, yavaş Internet bağlantısı olan şubenin DNS sorgularının daha hızlı çıkışı olan Genel Müdürlüğe yönlendirilmesi ve sorgu sonucunu alan bölgedeki istemcinin kendi Internet çıkışını kullanması gibi.

Başka bir örnekte ise güvenlik duvarlarından dışarı çıkışına izin verilen sunucu ve istemci sayısını kontrol altına almak için forwarder kullanılabilir. Böylece tek bir forwarder Internette sorgulama yapacak ve cevaplarını geri döndürecektir.

Forwarderları zincirleme olarak kullanmak da mümkündür.

Şartlı Yönlendirme (Conditional Forwarding)

Windows 2003 Server ile gelen yeni özelliklerden biri de DNS sunucularındaki şartlı yönlendirmedir. Bu sayede forwarder tanımlarken farklı etki alanları için farklı forwarder sunucuları tanımlamak mümkündür. Örneğin, contoso.com etki alanından sorgu yapmak için doğrudan bu alanın DNS sunucusunu forwarder olarak kullanabilir, fabrikam.com etki alanı için de sadece bu alana ait forwarder kullanılabilir. Bu sayede tüm sorgular için temel sorgu davranışı olan uzun yoldan isim çözümleme yerine doğrudan cevabı iletecek kaynağa yöneltilmek mümkün olabilir.

Alan Yaratmak

Bir alan (zone) isim uzayının belirli bir parçasını temsil eden ve DNS sunucusu üzerinde yaratılan bir kontrol ünitesidir. DNS isimuzayı sistem yöneticileri tarafından farklı sunucularda saklanması veya farklı kişiler tarafından yönetilebilmesi için alanlara bölünür. Bir alan mutlaka tam bir etki alanı ve/veya alt etki alanını içerir. Örneğin bir ana etki alanı (parent domain) ve alt etki alanı (child domain) bir alanda bulunabilir, ancak ana etki alanları olmaksızın farklı iki alt etki alanı bir alanda bulunamaz.

Etki alanının birden çok alana bölmek ve aynı DNS sunucusu üzerinde yönetmek mümkündür ancak çoğu zaman buna gerek duyulmaz. Windows 2003 DNS sunucusu 3 farklı tipte alanı destekler :

Temel Alan (Primary Zone) : Temel alan, alan veritabanının gerçek dosyasını saklar. Sistem yöneticileri değişiklik ve silme, yazma işlemlerini burada yaparlar. Eğer alan, AD’ye entegre değilse diğer bir çok DNS sistemi ile uyumlu olan bir metin (text) dosyası içinde kayıtları tutar.

İkincil Alan (Secondary Zone) : Temel Alanın bir kopyasıdır. Bu alandaki kayıtların üzerinde değişiklik yapılamaz, ancak temel alanda yapılan değişiklikler zone transfer adı verilen bir işlemle ikincil alana aktarılarak kayıtlar güncellenebilir. Her DNS ortamında bir ikincil alan bulunması tavsiye edilmektedir.

Stub Zone : Alandaki yetkili sunucuları belirlemek için gerekli Host (A) kayıtları ve alanda bulunan tüm Start of Authority (SOA) ve Name Server (NS) kayıtlarını içeren bir kopya alandır.

Bir Windows 2003 DNS sunucusur hem birincil hem de ikincil alanları barındırabilir ve hizmet verebilir. Sırf ikincil alanları bulundursun diye sunucu kurmak gereksizdir. İkincil alanlar ağdaki DNS sunucularına dağıtılarak hata toleransı ve ağ trafiğinin düzenlenmesine yardımcı olabilirler.

Windows 2003 DNS alanları standart kurulumda değişiklik yapılmadıkça metin dosyaları olarak tutulurlar. Ancak DNS alanlarını Active Directory ile entegre etmek mümkündür. Bu düzenleme ile DNS alanlarının güvenliği, alan transferlerinin (zone tranfers) otomatik yapılması gibi faydalar sağlanır.

Active Directory replikasyon sırasında sadece son dağıtımdan bu yana değişmiş kayıtları replike ettiği için ağın bant genişliğinin de verimli kullanıldığını söylemek mümkündür.

Active Directory ortamlarında replikasyon otomatik gerçekleştiği için ikincil alanların oluşturulması şart değildir. Ayrıca AD-Entegre ikincil alanlar oluşturulmasına AD izin vermemektedir. Ancak mutlaka ikincil alan oluşturulması isteniyorsa metin tabanlı ikincil alan dosyası oluşturmak ve bunu bağımsız bir sunucuda tutmak mümkündür.

DNS sunucuları için gerekli güvenlik ayarlarının yapılmaması halinde iç sistemler hakkında bilgi toplanması ve içeri sızılmasına yardımcı olması mümkün olabilir. Bu nedenle alınacak bazı önlemler bulunmaktadır. Bunların arasında en katı olanı iç ağda bir kök DNS sunucu oluşturmak ve Internet’le bağlantısını kesmek, DNS trafiğini şifrelemek ve DNS sunucularına yönetici erişimini kontrol altına almak olabilir. Ancak bu yöntemle Internet erişiminin ve Internet hostlarının isim çözümlemesinin de önüne engeller konulduğundan ortaya başka sıkıntılar çıkabilir.

Etki alanları Internet’e kayıt edildiği takdirde DNS sunucularının da Internet’ten ulaşılabilir durumda olması kaçınılmazdır. Bu durumda sunucuların teorik olarak saldırılara açık olduğu söylenebilir. Saldırı durumunda sunucuların bloke olması ve isim çözümlemenin durması ihtimaline karşın, birden çok DNS sunucusu kurmak ve arızalanın yerine kullanıcıları otomatik olarak diğerine yönlendirmek tercih edilebilir.

Diğer bir yöntem olarak iç ağ ile dış ağa bakan DNS sunucuları birbirinden ayrılabilir. Dış DNS sunucusu iç sunucunun forwarder’ı olarak tanımlanır. Böylece hiçbir Internet sistemi iç ağdaki DNS sunucusu ile doğrudan konuşamayacaktır. Split-Brain olarak tanımlanabilecek bu yöntem de bir güvenlik önlemi olarak kullanılabilir.

Başka bir yöntem de DNS sunucusunun birden fazla IP adresi olması halinde hangi adresten gelen çözümleme isteklerine cevap vereceğine izin vermektir. Internet ve iç ağa aynı anda bağlı bir DNS sunucusunda sadece iç ağdan gelen çözümleme taleplerine cevap verecek şekilde ayarlama yapılabilir.

Yapılabilecek en etkili sızma çalışmalarından biri de DNS sunucuları arasındaki alan transferi trafiğini izlemek olacaktır. Bunu engellemenin en kolay yolu DNS alanlarını Active Directory-Entegre hale getirmek olacaktır. AD DCleri arasında transfer öncesi karşılıklı kimlik doğrulamaları yapıldığından ve trafik şifrelendiği için, impersonation ve spoofing gibi saldırı teknikleri etkisiz kalacaktır.

Diğer bir korunma yolu da alan transferine katılacak sunucuların IP adreslerini elle belirlemek ve diğer sistemleri dışarıda bırakmak olacaktır. Böylece, bir saldırganın kendi DNS sunucusunu kurmasını, ikincil alan oluşturmasını ve alan transferi talep ederek alan bilgilerini ele geçirmesini engellemek mümkündür.

70-296 Sınav Notları (6.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 4:51 pm

6.Kullanıcı Ortamını Group Policy ile Yönetmek

Windows Server 2003 kullanıcı profillerini ve özellikle Belgelerim klasörlerini Group Policy ile ağ üzerinde istenilen bir noktaya yönlendirmelerini ve Offline Folders seçeneği ile de ağ ortamında tutulan dosya ve klasörlerin çevrimdışı kopyalarını bilgisayarlarında saklamalarını sağlar.

Klasör Yönlendirme (Folder Redirection)

Kullanıcı profilinin saklandığı varsayılan alan %systemdrive%\Documents and Settings\Kullanıcı_Adı klasörüdür. Eğer bilgisayar NT4.0 veya Windows 98 / ME’den terfi ettirilmişse bu klasör %systemroot%\Profiles\Kullanıcı_Adı’dır.

Windows 2003 aşağıdaki klasörlerin yönlendirilmesine izin verir :

- Application Data

- Desktop

- My Documents

- My Pictures

- Start Menu

Klasör yönlendirmenin bir çok avantajı vardır.

- Değerli Kullanıcı bilgilerinin ağ üzerindeki kaynaklarda tutulması imkanıyla birlikte dağıtık kullanıcı bilgilerinin merkezi olarak merkezi olarak yedeklenebilmesini sağlar.

- Kullanıcı farklı bilgisayarlardan logon olsa bile verilerine daima ulaşabilir.

- Offline file tekonolojisi kullanıcının bilgilerinin bir kopyasını kendi bilgisayarında tutabilmesini ve ağ kaynaklarına erişemediği durumlarda dosyalarını kullanabilmesini sağlar.

- Sistem yöneticileri kota uygulaması ile ortak alanlardaki klasörlerde kullanıcıların kullanımlarını kontrol edebilirler.

Belgelerim klasörünün Home Folder’a yönlendirilmesi yeteneği Windows XP Pro.da olan bir özelliktir ve XP Home Edition, Windows 2000 veya NT 4.0’da çalışmamaktadır.

Belgelerim klasörü Home Folder’a yönlendirildiğinde Windows XP aşağıdaki durumların gerçekleştiğini varsayar :

Güvenlik – Yönlendirme yapıldığında Home Folder’a aktarılan klasörlerde güvenlik kontrolü yapılmaz ve yetkilerde değişiklik olmaz.

Sahiplik (Ownership) – Belgelerim yönlendirildiğinde sahiplik kontrolü yapılmaz. Eğer kullanıcı yönlendirilen klasörün sahibi değilse yönlendirme başarısız olur.

EFS (Encryption File System) ile şifrelenmiş klasörlerin yönlendirilmesi halinde kullanıcılar bu klasörleri okuyamazlar. Ancak sistem yöneticisi bu klasörlerin şifresini açabilir ve okunabilir hale getirebilir.

Klasör yönlendirme 4 farklı şekilde olabilir :

- Kök dizin alında her kullanıcı adına otomatik dizin oluşturulması

- İstenen klasöre yönlendirme. \\sunucuadı\paylaşım

- Yerel Kullanıcı profili klasörüne yönlendirme

- Kullanıcının home folder’ına yönlendirme. My Documents klasörü için

Klasör yönlendirme ile ilgili hata mesajları Event Viewer \ Applicatin altında izlenebilir.

Klasör yönlendirmeyi sağlayan GPO’nun uygulamadan kaldırılması halinde klasörlerin mevcut yerinde mi kalacağı yoksa eski yerine geri mi kopyalanacağı ayrıca ayarların içinde bulunmaktadır.

Klasör Yönlendirme ve Çevrimdışı Dosyalar (Offline Files)

Klasör yönlendirme ağ ortamında dosyaları tutulmasını sağlayan yararlı bir özelliktir ancak ağda sorun olması halinde kullanıcıların dosyalara erişiminde sorunlar oluşacaktır. Çevrimdışı dosyalar özelliği kullanıcıların ağda sorun olması halinde dosyaların disklerindeki kopyalarını kullanmalarını sağlayan faydalı bir özelliktir.

Eğer dosyanın çevrimdışı kopyası silinirse ancak bu arada başka birisi ağ üzerindeki kopyada değişiklik yaparsa, çevrimiçi olunduğunda ağdaki dosya silinmez.

Eğer dosyanın çevrimdışı kopyasında değişiklik yapılmış ancak bu arada ağ üzerindeki kopyası başkası tarafından silinmişse dosyanın bir kopyası saklanabilir veya bilgisayardaki kopyasının silinmesine izin verilebilir.

Eğer ağ ortamından çıkıldığında ağdaki klasöre yeni dosya eklenirse bilgisayar çevrimiçi hale geldiğinde dosyanın bir kopyası bilgisayardaki çevrimdışı kopyaya da eklenir.

Çevrimdışı Dosyalar için Windows 2003 server üzerinde üç farklı ayar bulunmaktadır.

- Sadece kullanıcının kullandığı dosya ve programlar çevrimdışı saklansın.

- Bütün kullanıcıların paylaşımdan açtıkları tüm dosyalar otomatik olarak çevrimdışı saklansın.

- Dosyalar veya programlar çevrimdışı saklanmasın.

Sunucuda ayarlar tamamlandıktan sonra PC’de de benzer ayarların yapılması gereklidir. Windows 2000, XP ve 2003 bu özelliği kullanabilirler.

Önemli : Bir sunucuda Remote Desktop özelliği aktif ise Çevrimdışı dosyalar özelliği kullanılamaz.

Çevrimdışı dosyaların şifrelenmesi özelliği bir Group Policy nesnesi ile kısıtlanmışsa veya çalışılan disk NTFS değilse veya şifreleme özelliğini desteklemiyorsa aktif olmaz.

Ağ üzerindeki farklı bilgisayarlarla olan çevrimdışı ilişkiler her makinaya göre ayrı ayrı düzenlenebilir.

Çevrimdışı dosyaların eşitlenmesi işlemi grafik ara yüz dışında komut satırından mobsync komutu ile de başlatılabilir.

En iyi uygulamalar (Best Practices)

- Bırakın klasörleri sistem kendisi oluştursun. Yetkileri siz vermeye çalışırsanız mutlaka bazılarını atlarsınız.

- Yol (path) belirtirken daima FQDN kullanın.

- Çoğunlukla varsayılan ayarlar en iyi ayarlardır.

- My Pictures klasörünü My Documents içine yerleştirin.

- Çevrimdışı Dosyalar seçeneğini aktif hale getirin.

Group Policy ile Yazılım Kurulumu

GP ile yazılım kurulumu Microsoft IntelliMirror’ un Group Policy ile ortaklaşa çalışan bir özelliğidir.

GP ile uzaktan yazılım yükleme özelliği aşağıdaki amaçlar için kullanılabilir :

- Kullanıcıların hangi bilgisayarda çalışırlarsa çalışsınlar işlerini yaparken ihtiyaçları olan tüm yazılımları kullanabilmeleri için.

- Bilgisayarlara gereken yazılımların teknik personelin müdahalesi olmadan yüklenebilmesi için.

- Kurumun ihtiyaçlarına göre uygulamaların yüklenmesi, güncellenmesi ya da kaldırılabilmesi için.

GP ile uzaktan yazılım yükleme özelliği Windows 2000’den başlayarak daha ileri tüm işletim sistemlerinde kullanılabilen bir özelliktir.

Yazılım yükleme iki şekilde yapılabilir. Atama (Assign) veya Yayınlama (Publish). Atama ile uygulanan yazılım yükleme işlemleri zorunludur ve kullanıcı müdahale edemez. Yayınlama ile sistem yöneticileri bazı yazılımları yüklenebilir olarak yayınlarlar ve kullanıcılar istedikleri yazılımları seçerek bilgisayarlarına yükleyebilirler. Her iki işlem de kullanıcıya veya bilgisayara yapılabilir.

Yüklenecek yazılımlar ağdaki sunucularda bulunan paylaşımlarda tutulabilir. Bu paylaşımlara Yazılım yükleme noktası (Software Distribution Point) SDP adı verilir.

Atanan Yazılım yüklemesi kullanıcıya bağlanmışsa, kullanıcı logon olduğunda Start menüsünde kendine kısayollarını oluşturur. Kullanıcı bu kısayolu ilk kliklediğinde kurulumu yapar.

Atanan Yazılım yüklemesi bilgisayara bağlanmışsa, sistem açıldığında CTRL+ALT+DEL seçeneği gelmeden önce yazılım kendisini bilgisayara kurar.

Yazılım yayınlanmışsa kendisini bir nesne olarak AD içinde tutar. Kullanıcı yayınlanmış yazılımları Denetim Masası \ Program Kur / Kaldır içinden görebilir ve yükleyebilir.

Yazılım yüklemelerinin birden çok bilgisayarda aynı anda yapılması isteniyorsa SDP ile istemciler arasında hızlı bir ağ bağlantısı bulunması tavsiye edilir.

Windows 2000’den daha düşük istemciler bulunuyorsa uzaktan yazılım yüklemesi GP ile yapılamaz. SMS kullanılması tavsiye edilir.

Yazılım yüklemeleri sırasında işlemleri hızlandırmak için aşağıdaki stratejiler kullanılabilir :

- OU’ ları yazılım ihtiyaçlarına göre oluşturma metodu : Aynı yazılımı kullanacak kullanıcı veya bilgisayarları organize etmek için kullanılabilir.

- Yazılım dağıtım nesnesini AD yapısı içinde en yukarılarda oluşturmak : Böylece en fazla sayıda kullanıcının GPO’dan etkilenmesi sağlanır. Farklı OU’larda farklı GPO’lar ile yazılım yüklemesini yönetmekten kurtulabilirsiniz.

- Birden fazla yazılımı tek bir GPO ile yüklemek : Birim zamanda daha fazla yazılım yüklenmesini sağlar. 10 tane yazılımı 10 ayrı GPO ile yüklemek, tek bir GPO ile yüklemekten çok daha uzun sürecektir.

SDP oluşturmak için uygun bir sunucuda paylaşım oluşturulur. \\sunucu\paylaşım. Yazılım yükleme paketleri bu alana kopyalanır. Eğer yazılım bilgisayarlara atanmışsa paylaşıma üzerindeki erişim yetkisi listesine mutlaka atanan bilgisayarlar da eklenir. Daha iyisi Domain Computers grubunu eklemektir. Read yetkisi yeterli olacaktır.

WAN üzerinde yazılım yüklemesi yapılıyorsa kullanıcıları kendilerine en yakın SDP’ye yönlendirmek için DFS kullanılması gerekir.

Bazı özel durumlarda GPO ile yüklenen yazılımların kaldırılmasında sorunlar yaşanabilir. Bu durumda MSICUU.EXE (Windows Installer Cleanup Utility) veya MSIZAP.EXE (Windows Installer Zapper) yardımcı programları kullanılarak hatalı kurulum kaldırılabilir.

DİKKAT : GPO’da yazılım ataması yaparken işlem GPO’nun Computer Configuration bölümünde yapılıyorsa yazılım yayınlama (Publishing) seçeneği yer almaz. Çünkü Yayınlama işlemi sadece kullanıcılara yapılabilir. Kullanıcılara ilişkin GPO ayarları ise User Configuration’da bulunmaktadır.

GPO ile Yüklenmiş paketleri yeniden yüklemek

Daha önceden yüklenmiş bir paketi yeniden yüklemek için ilgili GPO nesnesi açılır ve Redeploy Package seçeneği işaretlenir. Böylece yazılım üzerindeki küçük veya toplu değişiklikler kullanıcılara ve bilgisayarlarına aktarılabilir.

GPO ile Yüklenmiş Paket ve yazılımları güncellemek

Hazırlanan güncelleme paketi gerçek yükleme paketinin Upgrade sekmesinden eklenerek yüklenebilir. Update sekmesi geleneksel yazılımların paketlenmesi sonucunda oluşturulan .ZAP paketlerinde bulunmaz. Sadece .MSI paketlerinde bulunur.

GPO ile Yüklenmiş Paket ve yazılımları kaldırmak

Yazılımlar GPO ile yüklendikleri takdirde yazılımı kaldırmadan önce GPO silinirse yazılımın otomatik kaldırılması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle yüklenen yazılımları kaldırmak için aşağıdaki metot uygulanmalıdır.

- uygulanacak yazılım kaldırma metoduna karar vermek

- Yazılım kaldırma aracının görevini tamamlamasına izin vermek

- GPO’ yu silmek.

Yazılım iki şekilde sistemden kaldırılabilir. Zorlayarak kaldırma (Forced Removal) ve Seçmeli Kaldırma (Optional Removal). Zorlayarak Kaldırmada yazılım anında sistemden silinir, seçmeli kaldırmada ise kullanıcı yazılımı kullanmaya devam eder ancak yeni sürüm ve güncellemelerin yüklenmesi engellenir.

- Bilgisayarlara atanmış yazılımlar bir sonraki açılışta sistemden kaldırılır.

- Kullanıcıya atanmış veya yayınlanmış yazılımlar bir sonraki logon sırasında sistemden kaldırılır.

Seçmeli Kaldırma ile GPO’dan silinmiş bir paket daha sonra GPO ile tamamen kaldırılmak isteniyorsa önce aynı paket yeniden GPO ile kurulmalı ve daha sonra Zorlayarak Kaldırma uygulanmalıdır.

GPO ile yüklenen yazılımlardaki sorunların giderilmesi

Windows 2003, Group Policy sorunlarının analiz edilmesi için bazı araçlar sunmaktadır.

- Resultant Set of Group Policy - Gpresult.exe

- Gpupdate.exe - Event Viewer

- Log Dosyaları

Yüklenmiş yazılımları ilişkin detaylı bilgiler CPO Console, Computer Configuration veya User Configuration’dan yüklenen yazılım üzerinde sağ kliklenerek görülebilir. Deployment \ Advanced.

Terminal Services istemcileri GPO ile yazılım yükleme özelliğinden faydalanamazlar.

Yazılım Kısıtlama Kurallarının Uygulanması

Yazılım kısıtlamaları sistem yöneticileri tarafından son kullanıcının kuralın uygulandığı bilgisayarda kullanmaya yetkisi olan yazılımları düzenler ve diğer yazılımların kullanılmasını engeller.

Eğer kısıtlama kuralı, kısıtlamasız (unrestricted) olarak ayarlanmışsa o bilgisayar üzerinde çalışan yazılımlar varsayılan kural olarak engellenmemiştir ve sistem yöneticileri engellenmesi istenen yazılımları GPO’ya kayıt ederek bir kural seti oluşturabilirler.

Kural, engellenmiş (disallowed) olarak ayarlanmışsa sistem yöneticileri sistem üzerinde çalıştırılmasına izin verilecek yazılımları GPO içine kayıt ederek kural seti oluşturabilirler.

Varsayılan GPO ayarı Kısıtlamasızdır.

GPO ayarı Disallowed olarak ayarlandığında otomatik olarak aşağıdaki 4 kayıt anahtarı oluşturulur. Bu kayıtlar ile kısıtlanmış bilgisayarlarda yanlışlıkla sistemin çalışması için gerekli sistem dosyalarının da kilitlenmesi engellenir.

%HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\WindowsNT\CurrentVersion \SystemRoot%

%HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows NT\CurrentVersion \SystemRoot%\*.exe

%HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows NT\CurrentVersion \SystemRoot%\System32\*.exe

%HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion \ProgramFilesDir%

- Eğer bir bilgisayar login script ile bazı programları çalıştıracaksa bu programlar için bir istisna kayıt anahtarı oluşturulmalıdır.

- Bilgisayar başlatılırken çalışan programlar HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \CurrentVersion\Run altında listelenmiştir. Bu yazılımlar için de istisna oluşturmak gerekebilir.

- Bazı yazılımlar diğer başka programları başlatabilir. Örneğin ; Microsoft Word, Microsoft Clip Organizer’ ı başlatır.

Bir yazılım aşağıdaki yöntemlerle GPO içinde tanımlanabilir :

Hash : Bir program veya dosyayı tanımlamaya yarayan sabit değerdeki bir rakam serisi. MD-5 veya SHA-1 gibi algoritmalarla hesaplanır. Yazılım farklı yol (path) altına kaydırılsa bile Hash değeri değişmediği için daima GPO tarafından tanınacak ve engellenilecek veya izin verilecektir.

Sertifika : Karşılıklı doküman değiş tokuş etmeye yarayan güvenilir bir doküman.

Yol (Path) : Dosyanın disk üzerindeki yerini belirten yol. Burada bazı çevre değişkenlerini kullanmak mümkündür. %Appdata%,%UserProfile%,%ProgramFiles%

Internet Zone : Internet Explorer içinden belirlenen bir alt bölge.

Aynı anda birden fazla kural olması halinde aşağıdaki öncelik sırasıyla uygulanır :

1) Hash

2) Sertifika

3) Yol

4) Internet Zone

GPO oluşturulurken belirtilen dosya türleri GPO içindeki tüm kurallar için geçerlidir. Ancak Computer configuration veya User Configuration için ayrı ayrı dosya türleri listesi oluşturulabilir.

Bilgisayar güvenilir kipte (Safe Mode) açıldığında Yazılım Kısıtlamaları geçerli değildir.

Sistem Disallowed olarak ayarlandığında tüm yazılımlar kısıtlanmıştır. Çalıştırılması istenen yazılımların hepsi için kuralların ayrı ayrı oluşturulması gereklidir.

70-296 Sınav Notları (5.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 4:50 pm

5.Group Policy’ i yönetmek

GP nesneleri SYSVOL dizini içinde alt dizinlerde saklanmaktadır.

Group Policy Management Console, GP yönetimi için faydalı araçlardan biridir.

Grop Policy, sadece Site, Domain veya OU ya uygulanabilir.

Local GPO, %systemeroot%\system32\GroupPolicy dizininde bulunmaktadır.

Active Directory kurulduğunda, Default Domain Policy ve Default Domain Controller Policy adında iki GPO yaratılır.

GPO lar, sadece DC lerde aşağıdaki dizinlerde saklanır :

%systemroot%\ sysvol \ domainname \ policies \ GPO GUID \ Adm

GPO ayarları her 90 dakikada bir sistem tarafından kontrol edilir ve yenilenir.

Scripts bölümü, sistem betiklerinin yazılmasına imkan tanımaktadır. Kullanıcılar için Logon ve Logoff, bilgisayarlar için ise statup ve shutdown betikleri yazılabilir ve işletilebilir. Birden fazla betiğin ard arda yazıldığı hallerde ise, sırayla işletilmektedirler.

Group Policy’ nin uygulanma prosedürü

  1. Remote Procedure Call System Service (RPCSS) ve Multiple Universal Naming Convention Provider Service (MUP) servisleri başlatılır. Network başlar.
  2. GPO’ ların sırası ve listesi elde edilir.
  3. Computer Configuration GPO çalıştırılır. Local GPO > Site GPO > Domain GPO > OU GPO olarak sırasıyla ve senkron olarak uygulanır.
  4. Startup scriptleri çalıştırılır.
  5. Kullanıcı CTRL+ALT+DEL’ e basarak logon olur.
  6. Kullanıcı profili yüklenir.
  7. User Configuration GPO çalıştırılır. Local GPO > Site GPO > Domain GPO > OU GPO olarak sırasıyla ve senkron olarak uygulanır.
  8. Logon scriptleri çalıştırılır.

GPO sıralaması

  1. Önce local GPO uygulanır. Her W2K, XP veya W2K3 sistemde bir local GPO vardır.
  2. Site GPO uygulanır. Site GPO bilgisi forest root DC lerinde saklanmaktadır. Site seviyesinde GPO oluşturarak birden fazla etki alanının aynı GPO tarafından yönetilmesi sağlanabilir. Ancak Site seviesinde GPO kullanılacaksa, forest root DC leri mutlaka site tarafından erişilebilir olmalıdır. Ya da siteye bir forest root DC yerleştirilmelidir.
  3. Etki alanı GPO uygulanır.
  4. Son olarak OU GPO uygulanır.

Parent Domain ile Child Domain arasında GPO Inheritance yoktur. Olmaz ! ! !

Inheritance aşağıdaki yollarla engellenebilir :

No Override : Eğer birden çok GPO No Override ile işaretlenirse AD hiyerarşisi içinde en üstteki uygulanır.

Block Policy Inheritance : Bir Site, domain ya da OU Block Policy Inheritance ile işaretlenebilir.

Loopback

Normalde bir kullanıcı hesabının User GPO’dan etkilenmesinin tek bağlı olduğu etken Active Directory içinde kullanıcı hesabının yerleştirildiği yerle olan ilişkisidir. Ancak, öyle durumlar olur ki, kullanıcının User Configuration GPO yerine, Computer Configation GPO’ dan etkilenmesi gereken haller oluşur. Bu durumda Loopback özelliği kullanılacaktır.

User Group Policy Loopback Processing Mode aşağıdaki alandan ayarlanır :

Computer Configuration \ Administrative Templates \ System \ Group Policy

Filtering

Normal olarak GPO lar, sadwece Site, domain veya OU’ lara uygulanabilir. Ancak W2K3 ile gelen bir özellikle sadece bazı kullanıcılar veya Security Grouplara GPO uygulanabilmektedir.

GPO uygulanabilir olmak, GPO üzerinde Allow Read ve Allow Apply Group Policy yetkilerinin olması demektir.

70-296 Sınav Notları (3.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 4:49 pm

3.Active Directory’ yönetmek

W2K3’ de güven ilişkileri aşağıdaki gibi kurulabilir :

  1. Tek yönlü veya çift yönlü
  2. Otomatik veya elle
  3. Geçiken veya geçişsiz

W2K3’ ün varsılan güvenlik protokolu Kerberos V5 vey NTLM’ dir. Kerberos’un kullanılamadığı durumlarda NTLM’ in kullanılmasına izin verilir.

Kerberos V5 ile kimlik doğrulama aşağıdaki şekilde yapılmaktadır :

  1. Kullanıcı logon işlemi sırasında KDC (Key Distrubution Center)’ dan TGT (Ticket for Granting Ticket) alır. Varsayılan değer olarak tüm DC ler birer KDC’ dir.
  2. Kullanıcı bir kaynağa erişmek istediğinde, aldığı TGT’ yi KDC’ ye gösterir ve kaynak için bir servis bileti ister. KDC de etki alanı veritabanından istenen kaynak için Service Principal Name’ I kontrol eder. Erişilmesi istenen kaynak KDC ile aynı etki alanında olduğundan kontrol sonrası bilet istemciye verilir.
  3. Kullanıcı aldığı bilet ile sunucuya başvurur ve kaynağa erişir.

Eğer kaynak farklı bir etki alanında ise aşağıdaki işlemler gerçekleşir : Örneğin, domain1.contoso.com’ dan domain2.contoso.com’ a erişmeye çalışılıyor olsun.

  1. Kullanıcı, kendi etki alanı olan domain1.contoso.com KDC’ ye başvurarak bir TGT alır.
  2. Kullanıcı, domain2.contoso.com’ daki kaynağa erişmek için elindeki TGT ile yerel KDC’ ye başvurur.
  3. KDC, SPN’ de kontrollerini yapar ve kaynağın kendi etki alanında olmadığını görünce , GC (Global Catalog) üzerinden kaynağın nerede olduğuna dair bir araştırma yapar. GC gerekli bilgiyi KDC’ ye gönderir.
  4. KDC, aldığı bilgiyi kullanıcıya verir ve contoso.com etki alanına başvurmasını söyler.
  5. Kullanıcı, contoso.com’ dan bir KDC ile görüşerek, domain2.contoso.com için bir KDC bilgisi ister. KDC, bu KDC bilgisini gönderir.
  6. Kullanıcı, domain2.contoso.com KDC ile görüşür ve kaynağa erişim yetkisi ister.
  7. domain2.contoso.com KDC, SPN’ I kontrol eder ve kullanıcının kaynağa erişim yetkisi varsa kendisine bir bilet verir.
  8. Kullanıcı, kaynağa erişir.

Güven türleri

- Tree-root trust : Mevcut forest’da yeni bir root domain oluşturulduğunda otomatik olarak gerçekleşir. Geçişken ve çift yönlü güven ilişkisidir.

- Parent-child trust : Bir etki alanına child olarak eklenen başka bir etki alanı ile oluşan güven ilişkisidir. Bu da çift yönlü ve geçişkendir.

- Shortcut trust : Birbirinden çok uzak olan etki alanları arasında normal yollardan kimlik doğrulamanın çok uzun sürdüğü hallerde elle oluşturulan bir güven ilişkisi türüdür. Adından da anlaşıldığı gibi güven ilişkisine kısayol sağlamak kurulur. İsteğe gore tek veya çift yönlü olabilir. Geçişkendir.

- Realm trust : Genelde UNIX Kerberos 5 türevi kaynaklar ile elle kurulan bir ilişki türüdür. Geçişken veya geçişsiz, tek veya çift yönlü olabilir.

- External trust : Farklı forestlerin etki alanları arasında veya W2K3 etki alanı ile NT 4.0 etki alanı arasında kurulabilir. Geçişsizdir ve tek veya çift yönlü olabilir. Forest Trust kurulması için gerekli şart sağlanamadığında ancak bu yöntemle ilişki kurulabilir.

External trust iki şekilde ; kısıtlı veya genişletilmiş olarak tasarlanabilir. Trusting domain kaynaklarının tamamına erişim yetkisi verilebileceği gibi, Selective Authentication da uygulanarak sadece belirli bilgisayar hesaplarına belirli kullanıcıların erişimi de sağlanabilir. Bunun için kaynağın yetki setinde Allowed to Authenticate adında yeni bir yetki tanımı oluşturulmuştur.

- Forest Trust : Farklı W2K3 forestleri arasında bağlantı kurmayı sağlar. Sadece iki forest arasında geçişkendir ve tek veya çift yönlü olabilir.

W2K3 Trust Wizard bu geçiş ilişkilerini ayarlamak için kullanılabilir. Wizard, mevcut jargona iki yeni tanımlama eklemiştir :

Incoming trust : Güvenilen (Trusted ) etki alanındaki bir kullanıcı, güvenen (trusting) alandaki kaynaklara ulaşmak istediğinde bu ; Incoming Trust olarak adlandırılır. Yani kullanıcıi kaynağa erişmeden once güvenilen etki alanında kimlik doğrulatmak zorundadır.

Outgoing trust : Güvenen (Trusting) etki alanındaki Administrator güven ilişkisi kurmak istedğinde bu Outgoing Trust olarak adlandırılır.

Forest Trust

Forest Trust W2K sistemlerinde farklı forestlerin etki alanları arasında güven ilişkisi kurmak için kullanılan external trust’ ın getirdiği kısıtlamaları gidermek için oluşturulmuştur.

- İki forest arasında geçişkendir. Ancak 3ncü forest’a geçişken değildir. A>B , B>C, A >C’ye yok.

- Yönetim kolaylığı sağlar.

- Her iki forestın tüm etki alanlarına erişimi sağlar.

- UPN kullanımına izin verir.

Uygulanabilmesi için her iki W2K3 etki alanı da W2K3 forest functional level da çalışmalıdır.

Netdom.exe ile Forest Trust kurulamaz !

Active Directory Schema

AD Şeması sadece Schema Master olarak belirlenen sunucu üzerinden değiştirilebilir. Şema, forest içindeki tüm DC lere kopyalanır. Şema değişikliği yapacak kullanıcı Forest Root Domain’ de Schema Admins grubu üyesi olmalıdır.

AD şema değişikliği için AD Schema Snap-in yüklenmelidir.

Regsvr32 schmmgmt.dll komutu ile gerekli düzenleme yapılabilir.

Backup & Restore

Ntbackup ile uzak sistemlerin System state yedeği alınamaz.

System State blgisi içinde aşağıdakiler yer almaktadır.

  1. System Registry
  2. COM+ class registration database
  3. boot files, ntdetect.com, ntldr, boot.ini ve ntbootdd.sys
  4. Windows File Protection sistemi ile korunan sistem dosyaları

Aşağıdaki bilgiler de ilgili sunucularda system state içine dahil olmaktadır.

- Sertifika servis veritabanı (sertifka sunucularında)

- Active Directory ve sysvol dizini (AD sunucularında)

- Cluster servis bilgisi (cluster sunucularında)

- IIS Metabase (IIS sunucularında)

Active Directory geri yüklenirken sistemin Directory Services Restore Mode’ a geçirilmesi gereklidir.

Yedekleme yöntemi ne olursa olsun (Incremental vs.) System State yedeği daima Full alınır.

Üç farklı Restore yöntemi vardır :

- Normal (Non-authoritative)

- Authoritative restore

- Primary restore

Normal Restore yapıldığında, geri yüklenen bilgiler replikasyon ile değişebilir. Yani geri yüklenen bilgiden daha yeni bilgi AD’ de mevcutsa ,bu bilgiler geri yüklenenlerin üzerine replikasyon sırasında yazılır. Normal restore için DC , Directory Services Restore Mode’ da çalıştırılmalıdır. Normal restore şu amaçlarla kullanılabilir.

- Çok sayıda DC olan bir ortamda bir DC yi geri yüklemek için

- Bir DC üzerindeki, replika setlerinden farklı FRS veya Sysvol dizinlerini geri yüklemek için

Authoritative Restore‘ un amacı bir sistemdeki veriyi tamamiyle geri yüklemektir. Bu yöntem ile geri yüklenen verinin diğer DC lerdeki veri tarafından değiştirilmesi engellenmiş olur.

Bu yöntemi uygulamak için sistem yine Directory Services Restore Mode’ da açılır ve geri yükleme yapılır. Daha sonra ntdsutil.exe çalıştırılarak yüklenen nesneler authoritative olarak işaretlenir. Bu işlem geri yüklenen nesnelerin Update Sequence Number (USN) lerini mevcut son numaradan yukarıya çeker ve replikasyon sırasında değişmelerini engeller. Genelde aşağıdaki amaçlarla kullanılır :

- AD nesnelerini geri yüklemek için

- Sysvol dizinindeki veriyi resetlemek için.

Örnek :

ntdsutil.exe

Authoritative restore

Restore subtree OU=yeni,CN=contoso,CN=com

Primary restore, bir AD ortamındaki tüm DC ler (veya tek DC li ortamdaki tek DC) arızalandığında, mevcut bir yedekten AD ortamını yeniden oluşturmak amacıyla kullanılır. Ortamı oluşturmak için yüklenecek ilk DC Primary Restore ile, sonraki DC ler ise Normal Restore ile geri yüklenmelidir. Genelde aşağıdaki amaçlarla kullanılır :

- Ortamda hiç DC kalmamışsa sistemi yeniden oluşturmak için

System State verisinin bir kısmı sabit disk üzerinde orijinal yerinden farklı bir yere geri yüklenebilir. AD veritabanı, COM+ bilgileri ve Sertifika veritabanı farklı yere geri yüklenemez.

Advanced Restore Settings

Original Location : Bozuk veya sorunlu bilginin geri yüklenmesi için kullanılır. AD geri yüklemesinde bu seçenek seçilmelidir.

Alternate location : Seçilen bir dizine dosyanın eski bir sürümünün geri yüklenmesi sağlanır.

Single Folder : Dosyaları bir ağaç yapısından tek bir dizin içindeki dosyalar haline döndürerek geri yükler.

70-296 Sınav Notları (4.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 4:49 pm

4.Kullanıcıları, Grupları ve Bilgisayarları yönetmek

W2K Native ve Windows 2003 modları, group nesting’ i (ör: global > global ) desteklemektedir ancak W2K Mixed ve W2K3 Interim modlar desteklemezler.

Universal grup yaratmak için domain mode mutlaka W2K Native veya W2K3 mod olmalıdır.

Gruplar başka grup türlerine eğer diğer kendi türdeşi gruplarla nesting ilişkileri yoksa çevrilebilirler.

W2K3 grupları

Incoming Forest Trust Builders : Bu grup üyeleri başka forestlara güven ilişkileri açabilirler. Varsayılan değer olarak eklenmiş kullanıcı yoktur.

Network Configuration Operators : Bu grup üyeleri DC’ lerde TCP/IP ayarlarını değiştirebilirler.

W2K3 grupları (Users Container)

DNSAdmins : Bu grup üyeleri DNS servisine erişebilirler.

Group Policy Creator Owner : Bu grup üyeleri etki alanındaki GPO larda değişiklik yapabilirler.

TelnetClients : Bu grup üyeleri sistemdeki Telnet servisine erişebilirler.

Ldifde.exe , csvde.exe ‘ye göre mevcut nesneler ve gruplar üzerinde değişiklik yapılmasına izin vermesi nedeniyle daha kullanışlıdır.

Account Policies, sadece etki alanı seviyesinde uygulanabilir. Dolayısıyla, Default Domain Policy tarafından uygulanır.

Windows 2000’ den daha düşük istemciler, eğer AD client yüklü değilse şifre değişim işlemlerini ancak PDC emulator ile bağlantı kurabilirlerse yapabilirler. AD Client yüklendikten sonra tüm DC ler üzerinden şifre değişimi yapabilmektedirler.

Win98 istemcileri sadece 14 karaktere kadar şifreleri desteklemektedir.

70-296 Sınav Notları (2.Bölüm)

Filed under: MCSE Sinav Notlari — mbuyukkarakas @ 4:48 pm

2.Active Directory yapısı kurmak

Active Directory kurulumu yaparken AD veritabanı ve log dosyalarının farklı fiziksel disk gruplarına yerleştirilmesi tavsiye edilmektedir.

AD kurulumunu bir cevap dosyası (answer file) ile yapmak için dcpromo /answer:answerfile komutu ile çalıştırmak gereklidir.

AD kurulumunun daha once yedeği alınmış bir AD veritabanı dosyası yardımıyla yapmak da mümkündür. Bu dosya ağ üzerinden veya bir paylaştırılmış dizinden okunabilir. Böylece replikasyonun büyük kısmının ağ üzerinden yapılması engellenmiş olur ve işlem hızlandırılabilir. Ancak alınmış yedek AD etki alanının varsayılan tombstone lifetime değerinden (60 gün) geç olmamalıdır.

Eğer yedeği alınan DC de AD, Application Directory Partition ile oluşturulmuşsa, bu yedeğin yeni bir DC ye kopyalanması mümkün değildir.

Bu modda yükleme yapmak için dcpromo /adv komutu kullanılmalıdır.

Etki alanına ilk katılan DC aynı zamanda otomatik olarak GC olarak da görevlendirilir.

Universal Group membership Caching, WAN sitelerinin bulunduğu AD ortamlarında kullanılabilir. WAN sitesinde GC bulunmadığı hallerde UPN ile logon işlemi GC den kontrol edilmesi nedeniyle uzun sürebilir. Cachin ile bu şekilde ilk logon olan kullanıcı ile yapılan kontrol sonrasında elde edilen üyelik bilgileri 8 saat süreyle site DC sinde saklı kalacaktır. Daha sonra 8 saat aralıklarla bu bilgi yenilenir.

Caching ayarları site seviyesinde gerçekleştirilir. Yani yapılan bir değişiklik sitedeki tüm sunucuları etkiler. Buna karşılık GC ayarları sunucusu seviyesinde yapılmaktadır. Yapılacak değişiklikler bu duruma gore değerlendirilmelidir.

Domain Functional Levels

W2K3’ de, etki alanlarının fonksiyonları işletme amaçlarına gore farklı olarak düzenlenebilmektedir. Böylece aynı forest içindeki farklı etki alanlarına farklı ayarlar sağlamak mümkün olmaktadır.

W2K Mixed Mode

W2K Native Mode

W2K3 Interim Mode

W2K3 Mode

W2K Mixed Mode

W2K Mixed Mode, W2K3 AD etki alanları kurulurken oluşturulan varsayılan moddur. Bu modda W2K ve W2K3 DC lerinin, daha önceki sistemlerle ( NT 4.0 DC ) konuşmaları mümkündür. Ancak bu mod, AD ile gelen bazı özelliklerin kullanılmasını kısıtlamaktadır. Örneğin ;

- Universal group membership

- Security group nesting

- Domain renaming

- Group converting

W2K3 Interim Mode

Interim Mode, doğrudan NT 4.0’dan W2K3’ e yükseltilen etki alanları için kullanılan bir moddur. Sadece NT 4.0 ve W2K3 DC lerini destekler. Interim mode W2K DC lerini desteklemez.

W2K Mixed mode ile aynı kısıtlamalara tabidir.

DOMAIN’ LERİN ÖZELLİKLERİ VE SINIRLARI SINAV İÇİN ÇOK ÖNEMLİ !

W2K Native Mode’da çalışan bir etki alanının DC si W2K3 e yükseltilirse, Domain Functional Level hala W2K Native olarak kalacaktır.

W2K etki alanına W2K3 DC eklerken ya da W2K etki alanını W2K3’ e yükseltirken öncelikle aşağıdaki işlemlerin uygulanması gereklidir :

- Forest Schema Master DC de adprep /forestprep komutu çalıştırılmalıdır.

- Domain Infrastructure Master DC’ de adprep /domain prep çalıştırılmalıdır.

Forest Functional Levels

Üç farklı mode vardır. W2K Mode, W2K3 Interim Mode, W2K3 Mode

W2K Mode

Bu forest fonksiyon seviyesinde, Forest içinde NT 4.0, W2K ve W2K3 DC lerinin varlığına izin verilmektedir. Ancak, W2K3 ile gelen tüm yeni özellikler yaklaşık olarak devre dışıdır. Sadece W2K3 GC leri replication partner olarak çalışıyorlarsa, bunlarda şema genişlemesi sonucu elde edilen yeni Attribute ların replikasyonunda optimizasyon sağlanmıştır.

W2K3 Interim Mode

NT 4.0 etki alanının ilk DC si W2K3’e yükseltildiğinde forest mode Interim’ e geçer. Ancak forest mode daha once W2K3’ e yükseltilmişse, NT 4.0 etki alanları desteklenmeyecektir. Zaten domain veya forest mode lar geriye çekilemezler. Sadece yükseltilebilirler. W2K Mixed > W2K Native > W2K3 veya W2K3 Interim > W2K3

W2K3 Mode

W2K3 mode, tüm W2K3 özelliklerini desteklemektedir. Bu moda geçiş için tüm etki alanlarının DC leri W2K3 yüklenmiş olmalıdır. Ayrıca tüm etki alanları en az W2K Native Modda çalışıyor olmalıdırlar. Bu moda geçiş sağlandıktan sonra NT 4.0 ve W2K DC leri sisteme dahil edilemezler.


Forest Özelliği

W2K Native Mode

W2K3 Mode

GC replication improvements

Enabled

Defunct schema objects

Disabled

Enabled

Forest Trust

Disabled

Enabled

Linked Value Replication

Disabled

Enabled

Domain Rename

Disabled

Enabled

Improved AD replication algorithms

Disabled

Enabled

Dynamic Auxilary Classes

Disabled

Enabled

InetOrgPerson objectClass change

Disabled

Enabled

Application Directory Partition

W2K3 Active Directory daha once W2K’da bulunan 4 AD bölmesini aynen desteklemektedir.

  1. Domain Partition : Bir etki alanı ile ilgili tüm nesneler bulunmaktadır. Etki alanındaki tüm DC lere replike edilir.
  2. Schema Partition : Bir forest’ın Active Directory şeması ile ilgili tüm bilgiler bulunmaktadır. Forest içindeki tüm DC lere replike edilir.
  3. Configuration Partition : Siteler ve servisler ile ilgili tüm bilgileri içerir. Forest içindeki tüm DC lere replike edilir.
  4. Global Catalog Partition : AD içindeki bazı belirli nesneler ile ilgili tüm bilgileri içerir. Forest içinde GC rolü alan tüm DC lere replike edilir.

W2K3 ile birlikte tüm bunlara ek olarak Application Directory Partition da eklenmiştir. Anck bu tamamiyle W2K3’e özel bir durum olduğundan sadece W2K3 DC lerine replike edilmektedir.

Ancak etki alanının veya forest ‘ın mutlaka W2K3 mode da olması şart değildir. İçinde NT 4.0 veya W2K DC ler bulunan ortamlarda da W2K3 DC lerine replike edilmektedir.

Application Partition’ dan AD özelliği olan uygulamalar yararlanabilir. Örneğin TAPI veya DNS. Bu özellik sayesinde aşağıdaki avantajlar elde edilebilir :

- AD içindeki bilgi replikasyonundan kaynaklanan trafiğin azaltılması.

- Bazı özel DC lere bilgi replike edebilme imkanı nedeniyle hata toleransının sağlanması.

- Uygulamaların LDAP ile AD’ ye erişimlerinin sağlanması.

Application Directory Partition ortamında security principal (kullanıcı , bilgisayar hesabı ve security groups) dışında tüm nesneler tutulabilir.

Bir ADP forest içinde aşağıdaki noktalara yerleştirilebilir :

- Domain partition child

- Application Directory Partition child

- Forest içinde yeni bir Tree

ADP bilgileri, Global Catalog lara replike edilmez. Ancak GC özelliği olan DC ler ADP bulundurabilirler.

Eğer bir uygulama LDAP portundan ( 3268 / 3269 ) bilgi sorgularsa, sorgulanan DC aynı zamanda bir GC ise, ADP ile ilgili bilgileri göndermez. Bu, karışıklıklara yol açmaması için alınmış bir önlemdir.

Eğer bir DC denote edilecekse, üzerinde ADP varsa aşağıdaki yollar takip edilmelidir :

- ADP yi kullanan uygulama tespit edilerek, ADP yi bu uygulamanın kaldırması tercih edilebilir.

- Eğer silinecek olan son replika ise durum dikkatli değerlendirilmelidir. Son replika silindikten sonra geriye dönüş olmayacaktır.

- Replikayı kaldıracak uygulama bilinmiyorsa, ntdsutil.exe kullanılarak ADP elle kaldırılabilir.

Security Descriptor Reference Domain

AD deki her bölme ve nesnenin bir yetki ve erişim seti vardır. Buna Security Descriptor denir. Bu set içinde kullanıcı, bilgisayar ve gruplar yer alır. Eğer nesneye bir SD tanımlanmamışsa, bu nesne bağlı olduğu Class’ ın varsayılan SD sini alır.

ADP farklı etki alanlarındaki DC lere replike edilebileceğinden durum daha da karışmasın diye ADP için ön tanımlı bir SD Reference Domain tanımlanır. Eğer ;

- ADP bir child domain ise, üst etki alanı SD Reference Domain dir.

- ADP başka bir ADP’ nin altındaysa, SD Reference Domain üstteki etki alanının SD Reference Domain’idir.

- ADP rootda tanımlıysa, SD Reference Domain ; Forest Root Domain dir.

Sonraki Sayfa »

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 31 other followers